Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bugün Suriye'nin başkenti Şam'a ayak basarak, Beşşar Esad rejiminin 2024 yılında devrilmesinden bu yana ülkeyi ziyaret eden ilk büyük Batılı lider unvanını kazandı. Macron'u Şam Uluslararası Havalimanı'nda geçici yönetimin üst düzey yetkilileri karşıladı. Ziyaretin, Suriye'nin savaş sonrası yeniden yapılanma sürecine uluslararası meşruiyet kazandırmayı ve Fransa'nın bölgedeki nüfuzunu yeniden tesis etmeyi amaçladığı belirtiliyor. Elysee Sarayı'ndan yapılan açıklamada, Macron'un Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliğine vurgu yapacağı, aynı zamanda geçiş sürecinin kapsayıcı olması gerektiğini dile getireceği ifade edildi.
Ziyaretin arka planı ve diplomatik mesajlar
Esad rejiminin 2024'te çöküşünün ardından Suriye'de siyasi boşluk oluşmuş, ülke farklı fraksiyonların kontrolüne girmişti. Geçici yönetim, uluslararası tanınma ve yardım arayışında. Macron'un ziyareti, Batı'nın Suriye'ye yönelik izolasyon politikasında bir kırılma olarak yorumlanıyor. Fransa, geçmişte Esad karşıtı muhalefete verdiği destekle biliniyor; şimdi ise yeni yönetimle ilişkileri normalleştirme adımları atıyor.
Macron'un temaslarında, terörle mücadele ve insani yardım konularının yanı sıra, Suriye'nin yeniden imarı için Fransız şirketlerinin rolü de masaya yatırılacak. Fransa, özellikle enerji ve altyapı sektörlerinde etkin olmayı hedefliyor. Ziyaret, aynı zamanda Fransa'nın Ortadoğu'daki diğer aktörlerle, özellikle de Türkiye ve Körfez ülkeleriyle rekabetinde bir hamle olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Macron'un Suriye ziyareti, uluslararası toplumda farklı tepkilere yol açtı. ABD ve İngiltere, prensipte yeni yönetimle angajmanı desteklerken, somut adımların atılmasında temkinli davranıyor. Rusya ise, Esad sonrası dönemde Suriye'deki askeri varlığını sürdürmeye çalışıyor; Fransa'nın ziyaretini kendi çıkarlarına tehdit olarak algılıyor. İran, benzer şekilde nüfuz mücadelesi veriyor. Öte yandan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgesel güçler, Fransa'nın girişimini yakından izliyor. Ziyaret, Suriye'deki dengeleri yeniden şekillendirebilir; özellikle de Fransa'nın, AB'nin Suriye politikasında öncü rol üstlenmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Macron'un Suriye'ye ziyareti, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturma ve PKK/YPG ile mücadele konularında hassas. Fransa'nın, özellikle PYD/YPG'ye verdiği geçmiş destek göz önüne alındığında, yeni Suriye yönetimiyle kuracağı ilişkiler Ankara'da endişe yaratabilir. Öte yandan, Suriye'nin yeniden imarı ve istikrarı, Türkiye'nin sınır güvenliği ve göç politikası açısından olumlu olabilir. Türkiye, Fransa'nın Suriye'deki angajmanını yakından izlemeli ve kendi çıkarlarını korumak için diplomatik girişimlerini artırmalıdır.