İsrail, Gazze Şeridi'ne insani yardım akışının en önemli noktalarından biri olan Karem Ebu Salim Sınır Kapısı'ndan (Kerem Şalom) geçişleri ciddi şekilde kısıtladı. Bu karar, Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşlarının bölgede artan açlık ve sağlık krizine dair uyarılarının ardından geldi. Sınır kapısından geçen tır sayısı, daha önce günlük ortalama 500'den fazlayken şu anda yalnızca 100-150'ye düşürüldü. İsrail makamları, kısıtlamanın güvenlik gerekçeleriyle yapıldığını savunurken, insani yardım kuruluşları bu durumun Gazze'deki sivil halk için felaket anlamına geldiği konusunda uyarıyor.
Arka Plan: Karem Ebu Salim'in Önemi ve Kısıtlamanın Boyutu
Karem Ebu Salim Sınır Kapısı, Gazze Şeridi'nin güneyinde, Mısır sınırına yakın bir noktada bulunuyor. 7 Ekim 2023'te başlayan İsrail saldırıları öncesinde burası, Gazze'ye gıda, ilaç, yakıt ve diğer temel ihtiyaç maddelerinin girişi için ana arter konumundaydı. Savaşın başlamasıyla birlikte sınır kapısı bir süre tamamen kapatılmış, ardından uluslararası baskılar sonucu kısmen yeniden açılmıştı. Ancak son haftalarda kapıdan geçişler yeniden kademeli olarak azaltıldı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, kısıtlamanın 'operasyonel ihtiyaçlar' ve 'Hamas'ın yardım malzemelerini ele geçirme riski' nedeniyle yapıldığı belirtildi. Buna karşın, BM Dünya Gıda Programı (WFP) verilerine göre Gazze'de nüfusun yüzde 70'i akut açlık çekiyor ve sağlık sistemi çökme noktasına gelmiş durumda.
ABD, Avrupa Birliği ve çeşitli insan hakları örgütleri, İsrail'in bu kararını sert bir dille eleştirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 'Gazze'deki sivillerin korunması ve temel ihtiyaçlarının karşılanması için yardım akışının kesintisiz devam etmesi gerektiğini' vurguladı. Ancak İsrail, kendi güvenlik önceliklerinin uluslararası taleplerden daha belirleyici olduğunu ima eden bir tutum sergiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İnsani Kriz ve Diplomatik Sonuçlar
Karem Ebu Salim'deki kısıtlama, sadece Gazze'deki insani krizi derinleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgesel istikrarı da tehdit ediyor. Mısır, Refah Sınır Kapısı'nı işleten ülke olarak İsrail'in bu kararına tepki gösterdi; Kahire, yardım geçişlerinin yeniden artırılması için uluslararası topluma çağrıda bulundu. Arap Birliği de konuyu acil toplantı gündemine aldı.
Küresel düzeyde ise bu durum, uluslararası insancıl hukukun ihlali olarak değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, 'Gazze'deki sivilleri toplu cezalandırmaya yönelik her türlü adımın kabul edilemez olduğunu' ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise kısıtlamaların sürdürülmesi halinde Gazze'de salgın hastalıkların yayılabileceği uyarısını yaptı. İsrail'in bu tutumu, uluslararası mahkemelerde soykırım davasıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde daha da kritik bir boyut kazanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krize karşı en aktif uluslararası aktörlerden biri olarak öne çıkıyor. İsrail'in Karem Ebu Salim'deki kısıtlaması, Türkiye'nin bölgeye gönderdiği yardım tırlarının geçişini de doğrudan etkileyebilir. Ankara, daha önce Mısır üzerinden Refah Kapısı'nı kullanarak Gazze'ye insani yardım ulaştırmış ve İsrail'i uluslararası platformlarda sert bir dille eleştirmişti. Bu gelişme, Türkiye'nin İsrail'le zaten gergin olan ilişkilerine yeni bir baskı unsuru eklerken, Ankara'nın uluslararası kamuoyunda Filistin davasına verdiği desteği daha da güçlendirebilir. Ayrıca, enerji ve güvenlik iş birliği açısından Doğu Akdeniz'de dengeleri yeniden şekillendirebilecek bir adım olarak da yorumlanabilir.