Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Suriye’nin başkenti Şam’a gerçekleştirdiği tarihi ziyaretle, Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından ülkeye giden ilk Avrupa Birliği lideri oldu. Macron, Suriye’nin fiili yöneticisi Ahmed eş-Şara ile bir araya gelerek, ülkenin uluslararası alanda yeniden kabul görmesi ve yeniden yapılanma süreci için yol haritası çizmeyi hedefliyor. Ancak ziyaret sırasında Şam’da meydana gelen iki patlama, güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
Ziyaretin Arka Planı ve Amaçları
Macron’un bu adımı, Fransa’nın Ortadoğu’daki geleneksel nüfuzunu yeniden tesis etme çabası olarak yorumlanıyor. Esad rejimine uzun süre destek veren Moskova ve Tahran’a karşı Batı’nın yeni bir denklem kurma arayışı, ziyareti sembolik olduğu kadar stratejik kılıyor. Şara liderliğindeki geçiş hükümeti, uluslararası meşruiyet kazanmak ve ekonomik yaptırımların hafifletilmesini sağlamak için Avrupa’nın desteğine ihtiyaç duyuyor.
Görüşmelerde, Suriye’nin toprak bütünlüğü, insani yardım koridorlarının açılması ve siyasi geçiş takvimi gibi başlıklar masaya yatırıldı. Macron, Fransa’nın Suriye halkına yönelik insani yardımları artıracağını duyururken, aynı zamanda terörle mücadele ve istikrarın sağlanması konusunda iş birliği çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Macron’un ziyareti, sadece ikili ilişkiler açısından değil, bölgesel güç dengeleri açısından da kritik. Bir yandan ABD’nin Ortadoğu’dan çekilme sinyalleri verdiği bir dönemde Avrupa’nın inisiyatif alması, diğer yandan Rusya ve İran’ın eski rejimle bağlarının zayıflaması, yeni bir güç boşluğu riskini beraberinde getiriyor. Ziyaret sırasında yaşanan patlamaların sorumlusu henüz üstlenilmezken, bu olaylar Suriye’deki güvenlik kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serdi.
AB ve BM’nin Suriye’nin yeniden inşası için fon oluşturma çabaları devam ederken, Macron’un ziyareti, bu sürece ivme kazandırabilir. Ancak Esad sonrası dönemde ülkedeki etnik ve mezhepsel gruplar arasında adil bir güç paylaşımı sağlanamazsa, kalıcı bir barışın mümkün olmayacağı uyarıları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye’deki siyasi geçiş sürecinde doğrudan etkilenecek aktörlerin başında geliyor. Macron’un Şara ile görüşmesi, Ankara’nın Suriye’nin kuzeyindeki PKK/YPG varlığına yönelik endişelerini yeniden gündeme getirebilir. Fransa’nın terörle mücadele vurgusu, Türkiye’nin uzun süredir talep ettiği iş birliğinin önünü açabilir. Öte yandan, Suriye’nin yeniden inşasında Avrupa’nın oynayacağı rol, Türk şirketleri için yeni iş fırsatları yaratma potansiyeli taşıyor. Türkiye’nin, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği konusundaki hassasiyeti, Macron’un ziyareti sonrası atılacak adımlarda dikkate alınması gereken bir unsur olarak öne çıkıyor.