Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Pazartesi akşamı Şam'a ayak basarak, Beşar Esad'ın sürpriz bir şekilde devrilmesinden 18 ay sonra Suriye'yi ziyaret eden ilk Avrupa Birliği lideri oldu. Macron, havaalanında eski muhalif lider ve şu anda Suriye'nin fiili yöneticisi konumundaki Ahmed el-Şaraa (bilinen adıyla Ebu Muhammed el-Cevlani) tarafından karşılandı. Ziyaret, Batı'nın yeni Suriye yönetimiyle diplomatik ilişkilerini normalleştirme sürecinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ziyaretin Arka Planı ve Görüşmeler
Macron'un ziyareti, Fransa'nın Suriye'deki geçiş sürecine verdiği desteğin bir yansıması olarak görülüyor. İki lider arasındaki görüşmelerde, Suriye'nin yeniden imarı, siyasi geçiş süreci, insani yardımlar ve bölgesel güvenlik konularının ele alındığı bildirildi. Fransa, 2011'de başlayan iç savaşta muhalefeti desteklemiş ve Esad rejimine karşı yaptırımları savunmuştu. Ancak Esad'ın ani çöküşü ve el-Şaraa liderliğindeki yeni yönetimin yükselişi, Avrupalı güçleri pozisyonlarını yeniden gözden geçirmeye itti.
Macron, Şam'daki temaslarında ayrıca Fransa'nın Suriye'deki büyükelçiliğinin yeniden açılmasını da görüştü. Büyükelçilik, 2012 yılında iç savaşın şiddetlenmesiyle kapatılmıştı. Bu adım, diplomatik ilişkilerin normalleşmesi yolunda somut bir işaret olarak yorumlanıyor. Fransız lider, yeni Suriye yönetiminden siyasi kapsayıcılık, azınlık hakları ve terörle mücadele konularında somut adımlar beklediğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Macron'un Suriye ziyareti, Avrupa Birliği'nin Orta Doğu politikasında bir dönüm noktası olabilir. Esad sonrası dönemde Suriye'de istikrarın sağlanması, bölgesel güç dengelerini de etkileyecek. Türkiye, İran, Rusya ve Körfez ülkeleri, Suriye'nin geleceğinde söz sahibi olmak için yeni stratejiler geliştiriyor. Fransa'nın bu ziyareti, Batı'nın yeni Suriye yönetimini tanıma sürecini hızlandırabilir. Ancak el-Şaraa'nın geçmişteki radikal bağlantıları, özellikle ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde endişe yaratıyor. Fransa'nın bu adımı, el-Şaraa yönetimini meşrulaştırma riskini de beraberinde getiriyor.
Ziyaret, aynı zamanda Avrupa'nın enerji güvenliği ve göç politikaları açısından da önem taşıyor. Suriye'deki istikrar, Avrupa'ya yönelen göç dalgalarını azaltabilir ve bölgesel enerji koridorlarının güvenliğini artırabilir. Macron'un bu girişimi, Avrupa'nın Orta Doğu'da daha aktif bir rol oynama isteğini de gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'deki yeni dönemde kilit bir aktör konumunda. Ankara, Esad'ın devrilmesinden sonra Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturma ve PKK/YPG tehdidini bertaraf etme politikasını sürdürüyor. Macron'un Şam ziyareti, Türkiye'nin Suriye politikasını doğrudan etkileyebilir. Fransa'nın yeni Suriye yönetimiyle yakınlaşması, Ankara'nın bölgedeki nüfuzunu dengeleyebilir. Öte yandan, Türkiye'nin el-Şaraa yönetimiyle ilişkileri karmaşık; Ankara, El Kaide bağlantılı geçmişi nedeniyle temkinli yaklaşıyor. Bu ziyaret, Türkiye'yi Suriye'deki çıkarlarını korumak için diplomatik hamleler yapmaya itebilir. Ayrıca, Fransa'nın Suriye'deki varlığı, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı ve göç yönetimi gibi konularda Türkiye ile iş birliğini de beraberinde getirebilir.