G-7 Zirvesi'nin son gününde ev sahibi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yapay zeka (AI) güvenliği ve dijital egemenlik konularını masaya yatırmaya hazırlanıyor. Zirve, ABD Başkanı Donald Trump ile beklenen akşam yemeği öncesinde, Avrupalı liderlerin teknoloji devleri üzerinde daha sıkı düzenlemeler talep ettiği bir ortamda gerçekleşiyor. Avrupa Birliği'nin dijital pazarlar ve hizmetler yasaları, özellikle ABD merkezli şirketleri hedef almasıyla Washington'da rahatsızlık yaratmış durumda. Macron, bu hafta Biarritz'de düzenlenen zirvede, yapay zekanın etik kullanımına ilişkin küresel bir çerçeve oluşturmayı amaçlıyor. Fransa, aynı zamanda dijital vergilendirme konusunda uluslararası bir mutabakata varılmasını savunuyor.
Yapay zeka ve dijital güvenlik: Avrupa'nın öncelikleri
G-7 ülkeleri, yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte, bu alanda ortak kurallar belirleme ihtiyacı duyuyor. Macron, yapay zekanın insan hakları, demokrasi ve gizlilik üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, “Yapay zeka, insanlığın hizmetinde olmalı, onun yerine geçmemeli” ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği, geçtiğimiz yıl yapay zeka düzenlemeleri konusunda kapsamlı bir yasa teklifi sunmuş, ancak bu girişim ABD ve Çin gibi ülkelerin daha az kısıtlayıcı politikaları nedeniyle eleştirilere maruz kalmıştı. Zirvede liderler, yapay zeka kaynaklı dezenformasyon ve siber saldırılara karşı ortak bir mücadele stratejisi üzerinde de mutabık kalmaya çalışıyor.
Öte yandan, Avrupalı G-7 üyeleri daha önce dijital güvenlik konusunda aldıkları kararlarla ABD'nin tepkisini çekmişti. Özellikle Fransa'nın, büyük teknoloji şirketlerine dijital hizmet vergisi getirme planı, Washington tarafından “ayrımcı” olarak nitelendirilmişti. Bu vergi, ABD'li teknoloji devlerini (Google, Apple, Facebook, Amazon) doğrudan etkileyen bir düzenleme olarak öne çıkıyor. Macron, zirve öncesi yaptığı açıklamada, “Dijital ekonominin vergilendirilmesi konusunda adil bir sistem kurmazsak, küresel ticarette dengesizlikler büyüyecek” dedi.
Trump ile akşam yemeği: Gerilim ve diplomasi
Macron'un Trump ile yapacağı yemeğin, zirvenin en kritik ikili görüşmelerinden biri olması bekleniyor. İki lider arasında ticaret, iklim değişikliği ve İran nükleer anlaşması gibi konularda derin görüş ayrılıkları bulunuyor. Trump, ABD'nin iklim anlaşmasından çekilmesini savunurken, Macron ise Paris Anlaşması'na bağlılığını yineliyor. İkili, geçtiğimiz yıl Kanada'da düzenlenen G-7 zirvesinde ticaret tarifeleri ve Ortadoğu politikaları nedeniyle sert bir tartışma yaşamıştı. Bu yılki zirvede, Macron'un Trump'ı ikna etmek için daha uzlaşmacı bir dil kullanması bekleniyor.
Zirvenin gündem maddelerinden biri de küresel ticaret savaşları. ABD ile Çin arasındaki gümrük tarifesi gerilimi, G-7 ülkelerinin ekonomik büyüme beklentilerini gölgeliyor. Avrupa Birliği, ABD ile Çin arasındaki bu çatışmada dengeleyici bir rol oynamaya çalışsa da, Trump'ın tehditkar tutumu Avrupalı liderleri zor durumda bırakıyor. Macron, zirvede yapacağı konuşmada, “Küresel ticaretin yeniden dengelenmesi için diyaloğa hazır olduğumuzu göstermeliyiz” diyerek Trump'a mesaj gönderebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
G-7 Zirvesi'nde yapay zeka düzenlemelerine ilişkin alınacak kararlar, Türkiye'nin dijital dönüşüm ve teknoloji politikaları için yol gösterici olabilir. Türkiye, son yıllarda yapay zeka alanında ulusal stratejiler geliştirmiş ancak küresel standartlara uyum konusunda Batılı ülkelerle işbirliğine ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca, ABD ile Avrupa arasındaki ticari gerilimin yumuşaması, Türkiye'nin ihracat pazarlarında daha öngörülebilir bir ortam sağlayabilir. Öte yandan, Trump-Macron görüşmesinde İran'ın nükleer faaliyetleri gündeme gelirse, bu Türkiye için bölgesel güvenlik riskleri açısından kritik olacaktır. Türkiye, G-7 kararlarını yakından izlemeli ve ulusal çıkarları doğrultusunda pozisyon almalıdır.