Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, pazartesi günü Brezilya Devlet Başkanı seçimini kazanan Luiz Inacio Lula da Silva'yı tebrik eden dünya liderleri arasında yer aldı. Macron, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Brezilya halkının demokrasiye olan bağlılığını" takdir ettiğini belirterek, Lula ile birlikte "daha adil ve sürdürülebilir bir dünya için" çalışacaklarını ifade etti. Sol görüşlü eski devlet başkanı Lula, pazar günü yapılan ikinci tur seçimlerde görevdeki Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'yu dar bir farkla mağlup etti.
Seçim sonuçları ve Lula'nın zaferi
Brezilya'da 30 Ekim Pazar günü düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda, İşçi Partisi lideri Luiz Inacio Lula da Silva, oyların yüzde 50,9'unu alarak rakibi Jair Bolsonaro'nun yüzde 49,1'ine karşı zafer kazandı. Seçim sonuçları, ülkenin seçim otoritesi tarafından resmen onaylandı. Lula, 1 Ocak 2023'te görevi devralacak. Bu sonuç, 2003-2010 yılları arasında devlet başkanlığı yapan Lula'nın siyasi geri dönüşü olarak nitelendiriliyor. Seçim kampanyası boyunca ekonomik eşitsizlik, yoksullukla mücadele ve Amazon ormanlarının korunması gibi konulara odaklanan Lula, özellikle genç seçmenler ve işçi sınıfından geniş destek aldı.
Dünya liderlerinden bölünmüş tepkiler
Macron'un yanı sıra ABD Başkanı Joe Biden, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve Arjantin Devlet Başkanı Alberto Fernandez gibi liderler Lula'yı tebrik edenler arasında. Biden, yaptığı yazılı açıklamada, "Brezilya'da özgür ve adil seçimlerin yapıldığını" belirterek, iki ülke arasındaki "güçlü ilişkileri" vurguladı. Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Lula'yı kutlayarak, "Brezilya ile AB arasındaki stratejik ortaklığın güçlendirilmesi" temennisinde bulundu. Öte yandan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping de Lula'yı tebrik eden mesajlar gönderdi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, "Brezilya ile ilişkilerimizi geliştirmeye hazırız" dedi. Çin Dışişleri Bakanlığı ise "Brezilya'nın egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı duyduklarını" açıkladı. Macaristan Başbakanı Viktor Orban ise Bolsonaro'ya destek veren ender liderlerden biriydi ve seçim sonucunu henüz değerlendirmedi.
Seçim sonucu, Latin Amerika'da sol rüzgarların yeniden güç kazandığı bir döneme denk geliyor. Şili, Kolombiya, Peru ve Arjantin'de son yıllarda sol liderler iktidara geldi. Lula'nın zaferi, bölgesel entegrasyon ve işbirliği açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Ayrıca, Amazon ormanlarının korunması konusunda uluslararası alanda beklentiler arttı. Bolsonaro döneminde Amazon'daki ormansızlaşma rekor seviyelere ulaşmıştı. Lula, seçim vaatleri arasında Amazon'un korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda daha aktif bir politika izleyeceğini belirtmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya'da Lula'nın zaferi, Türkiye'nin Latin Amerika ile geliştirdiği ilişkiler açısından yeni fırsatlar sunabilir. Türkiye, son yıllarda Brezilya ile ticari ve diplomatik ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor. Lula'nın iktidara gelmesi, iki ülke arasında tarım, enerji ve savunma sanayii alanlarında işbirliğinin artmasına olanak tanıyabilir. Ayrıca, Brezilya'nın BRICS üyesi olması ve Lula'nın çok taraflılığa verdiği önem, Türkiye'nin küresel yönetişim reformu çağrılarıyla örtüşebilir. Ancak, Türkiye'nin Bolsonaro döneminde kurduğu bazı ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesi gerekebilir. Öte yandan, Brezilya'nın iklim politikalarındaki değişim, Türkiye'nin yeşil enerji ve çevre diplomasisi açısından da yakından takip edilmesi gereken bir konu.
Küresel ve bölgesel yansımalar
Lula'nın zaferi, dünya genelinde farklı tepkilere yol açtı. ABD'de Demokratlar, sonucu "demokrasinin zaferi" olarak nitelendirirken, Cumhuriyetçiler ve eski Başkan Donald Trump'a yakın çevreler, Bolsonaro'nun yenilgisini "solun yükselişi" olarak yorumladı. Avrupa'da ise genel olarak olumlu bir hava hakim. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Lula ile birlikte "çevre ve iklim konularında işbirliğini" vurguladı. Almanya Şansölyesi Scholz, "Brezilya ile ticari ilişkileri derinleştirmek istediklerini" söyledi. İngiltere Başbakanı Sunak ise "Brezilya'nın demokratik sürecini takdir ettiğini" belirtti.
Rusya ve Çin'in tepkileri ise dikkat çekici. Her iki ülke de Lula'yı tebrik ederken, Batı ile ilişkilerde denge politikası izleyen Brezilya'nın yeni dönemde de bu çizgisini sürdürmesi bekleniyor. Lula, seçim kampanyasında "Brezilya'nın hiçbir ülkeyle ittifak içinde olmayacağını, ancak tüm ülkelerle işbirliği yapacağını" belirtmişti. Bu durum, Türkiye'nin de dahil olduğu çok kutuplu dünya düzeninde Brezilya'nın konumunu güçlendirebilir.
Seçim sonuçlarının ardından Bolsonaro'nun henüz resmi olarak yenilgiyi kabul etmemesi, ülkede siyasi gerilimin sürmesine neden oldu. Bolsonaro, seçim gecesi yaptığı kısa açıklamada sonuçları sorgulayacağını ima etmiş, ancak daha sonra yaptığı açıklamada "anayasaya saygılı olduğunu" belirtmişti. Destekçileri ise ülkenin çeşitli yerlerinde protesto gösterileri düzenledi. Uluslararası gözlemciler, seçimlerin "büyük ölçüde adil ve şeffaf" geçtiğini rapor etti. Brezilya'nın yeni Devlet Başkanı Lula, 1 Ocak 2023'te görevi devralacak ve ülkenin 39. devlet başkanı olarak yemin edecek.
Bu gelişme, küresel siyasette önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Brezilya'nın dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olması ve bölgesel liderlik rolü, seçim sonucunun etkisini artırıyor. Özellikle iklim değişikliğiyle mücadelede Brezilya'nın tutumu, küresel çabalar açısından kritik önemde. Lula'nın zaferi, Amazon ormanlarının korunması ve sürdürülebilir kalkınma konusunda uluslararası işbirliğinin güçlenmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca, Latin Amerika'da solun yükselişi, bölgesel entegrasyon hareketlerini de hızlandırabilir. Mercosur ve UNASUR gibi örgütlerin yeniden canlanması bekleniyor. Türkiye, bu süreçte Latin Amerika ile ilişkilerini çeşitlendirmek ve yeni işbirliği alanları yaratmak için fırsat kollayabilir. Önümüzdeki dönemde Brezilya'nın dış politikasında yaşanacak değişimler, Türkiye'nin bölgeye yönelik stratejilerini de etkileyecek gibi görünüyor.