Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukashenko, Pazartesi günü yayımlanan bir röportajında Rusya ve Ukrayna'nın dört yılı aşkın süredir devam eden savaşı sona erdirmek için karşılıklı tavizler vermesi gerektiğini söyledi. Kremlin lideri Vladimir Putin'in en yakın müttefiklerinden biri olarak bilinen Lukashenko, savaşın ne başlangıcının ne de sonunun görünmediğini belirterek tarafları uzlaşmaya çağırdı.
Lukasenko'nun ateşkes teklifi
Lukashenko, görüşmede “Savaşı durdurmalıyız. Çin, ABD, Avrupa Birliği ve diğer ülkelerin de katılımıyla bir ateşkes sağlanabilir. Ancak bunun için öncelikle Rusya ve Ukrayna'nın masaya oturması gerek” ifadelerini kullandı. Eski Sovyet cumhuriyeti olan Belarus, savaşın başından bu yana Rusya'ya lojistik destek sağlamış ve topraklarını Rus askerlerine açmıştı.
Belarus lideri, Ukrayna'nın Kırım ve Donbas konusunda esneklik göstermesi, Rusya'nın ise Ukrayna'nın güvenlik endişelerini dikkate alması gerektiğini vurguladı. Lukashenko, “Herkes bir şeylerden vazgeçmeli. Savaş her iki tarafı da tüketiyor, ekonomiler çöküyor, insanlar ölüyor” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Analistler, Lukashenko'nun bu çıkışını Belarus'un artan uluslararası izolasyonunu kırmaya yönelik bir girişim olarak değerlendiriyor. Batı yaptırımları altındaki Minsk yönetimi, savaşta arabuluculuk rolü üstlenerek diplomatik itibar kazanmayı hedefliyor. Ancak Ukrayna hükümeti, Lukashenko'yu “Putin'in kuklası” olarak nitelendirip müzakerelere dahil etmeye sıcak bakmıyor.
Diğer yandan Çin ve Hindistan gibi ülkelerin de savaşın sona ermesi için diplomatik çabaları sürüyor. Çin, geçen yıl 12 maddelik bir barış planı sunarken Hindistan da taraflara diyalog çağrısı yapmıştı. Ancak Ukrayna, Rusya'nın işgalci güç olarak meşrulaştırılmasına yol açabilecek her türlü girişime karşı çıkıyor.
Savaşın devam etmesi halinde özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki istikrarsızlığın küresel çapta yeni krizlere yol açmasından endişe ediliyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), savaşın dünya ekonomisine maliyetinin 2025 yılına kadar 2,8 trilyon doları bulabileceğini tahmin ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana arabuluculuk girişimleriyle ön plana çıkmış bir ülke. Lukashenko’nun önerdiği geniş katılımlı müzakere masası, Türkiye’nin daha önce İstanbul’da ev sahipliği yaptığı görüşmelere benzerlik taşıyor. Ancak Türkiye’nin, Minsk’in arabuluculuk rolünü desteklemesi halinde Rusya ile ilişkileri dengelenebilir. Öte yandan Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verdiği desteğe zarar gelmemesi için Ankara’nın her iki tarafı da kapsayacak bir denge politikası izlemesi kritik önem taşıyor.