İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in naaşı, doğduğu kent Meşhed’de toprağa verilirken, cenaze törenine katılan yüz binlerce kişi intikam sloganları attı. Humeyni Türbesi’nde düzenlenen merasimde, sıcaklığın 40 dereceyi aştığı kavurucu havaya rağmen büyük bir kalabalık toplandı. Katılımcılar, "Yalnızca intikam" ve "Ölüm Amerika'ya" sloganları eşliğinde, Batı ile her türlü uzlaşmayı reddettiklerini haykırdı. Hamaney’in ölümü, İran’da 1979 devriminden bu yana en büyük siyasi boşluğu yaratırken, rejim sadıkçileri yeni lider Ayetullah Ali Hamaney’in ardından da aynı çizgide duracaklarını ilan etti.
Gelişmenin arka planı
Ali Hamaney, 1989’dan bu yana İran’ın en yüksek siyasi ve dini otoritesiydi. Onun ölümü, ülkenin yönetim kademesinde ani bir boşluk yarattı. Cenaze töreni, sadece bir veda değil, aynı zamanda rejimin meşruiyetini pekiştirme fırsatı olarak görüldü. Meşhed’deki Humeyni Türbesi’nde toplanan binlerce kişi, Hamaney’in ardından da rejime bağlı kalacaklarını göstermek için kırmızı bayraklar açtı. Kırmızı bayrak, İran kültüründe intikam anlamına geliyor. Kalabalıktan bazıları, "Önderimizin intikamı için buradayız" diyerek, ABD ve İsrail’e yönelik tehditler savurdu. Güvenlik güçleri, tören alanında yoğun önlemler alırken, herhangi bir olay yaşanmadı.
Törene katılanlar arasında, devrim muhafızları ve Besic milislerinin yanı sıra, ülkenin dört bir yanından gelen vatandaşlar da vardı. Birçok kişi, Hamaney’in son yolculuğuna uğurlanışını, İran’ın Batı karşısındaki direnişinin bir simgesi olarak tanımladı. Rejime yakın kaynaklar, cenazenin İslam Cumhuriyeti’nin birliğini pekiştirdiğini savundu.
Bölgesel veya küresel boyut
Hamaney’in ölümü, sadece İran iç siyasetini değil, tüm Orta Doğu’yu etkileyecek bir gelişme. İran, son yıllarda Yemen, Suriye, Irak ve Lübnan’da vekil güçler aracılığıyla nüfuzunu genişletmişti. Yeni liderin, bu politikaları sürdürüp sürdürmeyeceği merak ediliyor. Cenaze törenindeki intikam çağrıları, İran’ın bölgedeki düşmanlarına yönelik tavrının en azından kısa vadede yumuşamayacağını gösteriyor. ABD ve İsrail, İran’ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle uzun süredir tehdit altında. Hamaney’in ölümüyle birlikte, Tahran’ın nükleer müzakerelerdeki tutumunun değişip değişmeyeceği de belirsiz. Uzmanlar, İran’ın yeni dini liderinin de benzer bir sert çizgi izlemesini bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran’daki bu gelişme, Türkiye’nin güney sınırlarındaki istikrarı doğrudan etkileyebilir. İran, Suriye ve Irak’ta Türkiye’nin karşı karşıya olduğu PKK/PYD gibi örgütlerle mücadelede zaman zaman iş birliği yapmıştı. Yeni liderin politikaları, bu iş birliğinin devamını belirleyecek. Ayrıca, İran’daki iç karışıklık, Türkiye’nin enerji ithalatı ve ticaretini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, yeni dönemde İran ile ilişkilerini dengede tutmak zorunda kalacak; hem Batı’yla bağlarını koruyarak hem de komşusuyla iş birliğini sürdürerek bir denge politikası izlemesi bekleniyor.