Lübnan ve Somali, Yemen'deki Husi militanlarının Suudi Arabistan'ın kutsal şehri Mekke'ye yönelik düzenlediği saldırıyı kınadı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, saldırının önlendiğini açıkladı. Olay, Yemen iç savaşında tansiyonu daha da yükseltti.
Saldırının arka planı ve Husi hareketi
Husi militanları, 2014 yılından bu yana Yemen'in başkenti Sanaa ve çevresini kontrol ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten beri Husilere karşı operasyon düzenliyor. Husiler, son aylarda Suudi topraklarına yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını yoğunlaştırdı. Mekke'ye yönelik saldırı, ilk kez kutsal toprakların hedef alınması nedeniyle büyük tepki çekti.
Suudi yetkililer, saldırıda can kaybı olmadığını ve hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini bildirdi. Husiler ise saldırının Suudi rejimine yönelik olduğunu savunuyor. Ancak Mekke'nin İslam dünyası için taşıdığı önem, saldırının sadece Suudi Arabistan'a değil, tüm Müslümanlara yönelik algılanmasına yol açtı.
Uluslararası tepkiler ve bölgesel gerilim
Lübnan Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı "kutsal değerlere yönelik kabul edilemez bir provokasyon" olarak nitelendirdi. Somali hükümeti ise "İslam dünyasının kalbine yapılan bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz" açıklamasında bulundu. Suudi Arabistan, saldırının arkasında İran'ın olduğunu iddia ediyor. İran ise suçlamaları reddediyor. ABD, saldırıyı kınayarak Suudi Arabistan'a destek verdi. Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısı yaptı.
Uzmanlar, saldırının Yemen barış görüşmelerini olumsuz etkileyeceğini belirtiyor. Husilerin elindeki balistik füze ve İHA kapasitesi, bölgesel güvenlik için tehdit oluşturmaya devam ediyor. Suudi Arabistan, saldırı sonrası Yemen'e yönelik hava operasyonlarını artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mekke'ye yönelik saldırı, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve diplomatik dengeler açısından yakından takip ettiği bir gelişme. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Saldırı, İslam dünyasında ortak bir tepki oluşturma potansiyeli taşıyor. Ancak Türkiye'nin Husilerle doğrudan bir bağlantısı bulunmuyor. Türkiye, Yemen krizinde siyasi çözümden yana. Kutsal topraklara saldırı, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve enerji güvenliği açısından riskleri artırıyor. Ayrıca, İran ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimin tırmanması, Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırabilir.