Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 346'ya, yaralı sayısının ise 12 bin 301'e yükseldiğini duyurdu. Bakanlık, Cumartesi günü güney Lübnan'a düzenlenen iki hava saldırısında 11 kişinin öldüğünü, 19 kişinin yaralandığını bildirdi. Saldırıların, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekiyor.
Gelişmenin arka planı
Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın Acil Durum Operasyon Merkezi tarafından yapılan açıklamada, son saldırılarla birlikte toplam can kaybının 4 bin 346'ya ulaştığı belirtildi. Bakanlık ayrıca, yaralı sayısının da 12 bin 301 olarak kayıtlara geçtiğini aktardı. Cumartesi günü güney Lübnan'da meydana gelen saldırılarda, sivil yerleşim yerlerinin hedef alındığı ve can kayıplarının yaşandığı bildirildi.
İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, 8 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşına paralel olarak yoğunlaştı. Ancak Lübnan makamları, saldırıların Mart ayından bu yana arttığını ve sivil kayıpların yüksek boyutlara ulaştığını vurguluyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalar nedeniyle Lübnan'da yaklaşık 1,2 milyon kişi yerinden edildi.
Lübnan resmi haber ajansı NNA'ya göre, İsrail savaş uçakları Cumartesi gecesi güneydeki Nebatiye ve Bint Jbeil bölgelerine hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda ölenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğu bildirildi. Lübnan Kızıl Haçı, yaralıların hastanelere kaldırıldığını ve sağlık ekiplerinin bölgede çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı.
Bölgesel veya küresel boyut
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, bölgede tırmanan gerginliğin bir parçası olarak değerlendiriliyor. İsrail, Hizbullah'ın kuzey sınırına yönelik tehditlerini bertaraf etmek amacıyla operasyonlarını sürdürdüğünü savunuyor. Ancak uluslararası toplum, sivil kayıpların artmasından endişe duyuyor ve taraflara itidal çağrısında bulunuyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Lübnan'daki durumu ele almak üzere olağanüstü toplantılar düzenliyor. ABD ve Fransa, diplomatik çözüm için taraflar arasında arabuluculuk girişimlerini sürdürüyor. Bu çerçevede, ateşkes sağlanması ve sınır anlaşmazlıklarının çözümü için uluslararası çabalar yoğunlaşmış durumda.
Uzmanlar, İsrail-Hizbullah çatışmasının geniş çaplı bir bölgesel savaşa dönüşme riski taşıdığını belirtiyor. Özellikle İran'ın Hizbullah'a verdiği destek, bu çatışmanın daha büyük bir jeopolitik boyut kazanabileceğine işaret ediyor. Ayrıca, Lübnan'daki derin ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık, çatışmanın toplumsal etkisini daha da derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin komşu bölgesindeki istikrarsızlığın arttığını gösteriyor. Lübnan'daki çatışmalar, Doğu Akdeniz'deki güvenlik dengelerini etkileyebilir. Türkiye, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi ve sivillerin korunması için uluslararası toplumla birlikte hareket etmeye çalışıyor. Ayrıca, Türkiye'de yaşayan Lübnanlıların ve bölgedeki Türk vatandaşlarının güvenliği açısından bu durum yakından takip ediliyor. Çatışmaların yayılması halinde Türkiye'nin sınır güvenliği ve göç yükü gibi konularda yeni zorluklarla karşılaşabileceği belirtiliyor.