Lübnan ordusu, İsrail askerlerinin, Haziran ayında imzalanan bir anlaşma kapsamında 'pilot bölgeler' olarak belirlenen iki köyden birinde toprak bir engel inşa ettiğini açıkladı. Bu hamle, sınır hattındaki gerginliği artırırken, taraflar arasındaki kırılgan ateşkesin sürdürülebilirliği konusunda yeni soru işaretleri doğurdu. Lübnan makamları, İsrail'in bu eylemini anlaşmanın ihlali olarak değerlendirirken, bölgedeki askeri hareketliliğin arttığına dikkat çekiyor.
Gelişmenin arka planı
Söz konusu köy, İsrail ile Lübnan arasında Haziran ayında varılan ve sınır anlaşmazlıklarını çözmeyi amaçlayan bir mutabakat çerçevesinde 'pilot bölge' olarak seçilmişti. Bu pilot uygulama, iki ülkenin sınır güvenliğini artırmak ve kara sınırındaki ihtilafları barışçıl yollarla çözmek için bir model oluşturmayı hedefliyordu. Ancak İsrail ordusunun, Lübnan ordusunun kontrolündeki bu köye toprak set çekmesi, anlaşmanın ruhuna aykırı bir adım olarak yorumlanıyor.
Lübnan ordusundan yapılan açıklamada, İsrail güçlerinin gece saatlerinde ağır iş makineleriyle sınırın sıfır noktasına yakın bir mevkide toprak set oluşturduğu ve bu durumun Lübnan tarafından protesto edildiği belirtildi. Ayrıca, Lübnan ordusunun bölgedeki varlığını güçlendirdiği ve durumu yakından takip ettiği ifade edildi. İsrail tarafından ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Bu gelişme, İsrail ile Lübnan arasında BM arabuluculuğunda yürütülen deniz sınırı müzakerelerinin ardından gelen bir süreçte yaşanıyor. İki ülke, ekonomik kaynakların paylaşımı konusunda da hassas bir süreçten geçiyor. Özellikle doğalgaz arama çalışmaları, bölgedeki tansiyonun bir diğer nedeni olarak öne çıkıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
İsrail ile Lübnan arasındaki gerilim, Ortadoğu'nun en istikrarsız bölgelerinden birinde yeni bir çatışma riskini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu tür küçük çaplı askeri hareketliliklerin kontrolden çıkabileceğini ve bölgesel bir savaşa dönüşme potansiyeli taşıdığı konusunda uyarıyor. Ayrıca, bu durumun Lübnan'ın iç siyasetinde de yansımaları olması bekleniyor; zira hükümet, ekonomik krizle boğuşurken bir yandan da sınır güvenliğini sağlamak zorunda.
Bölgedeki diğer aktörler de gelişmeyi yakından izliyor. Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) yetkilileri, tarafları itidale çağırırken, ABD ve Fransa gibi ülkelerin de diyalog kanallarını kullanarak tansiyonu düşürmeye çalıştığı belirtiliyor. İsrail'in bu hamlesi, aynı zamanda İran destekli Hizbullah'ın da tepkisini çekebilir; bu durum, gerilimin daha da artmasına neden olabilir.
Bölgesel güç dengeleri açısından bakıldığında, İsrail'in Lübnan sınırındaki bu tür girişimleri, savunma hattını güçlendirme politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak bu tür tek taraflı adımların, uluslararası hukuk ve mevcut anlaşmalar açısından sorunlu olduğu ifade ediliyor. Lübnan'ın, sorunu uluslararası platformlara taşıma ihtimali de gündemdeki konular arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki denklemleri açısından da önem taşıyor. Türkiye, Lübnan'ın toprak bütünlüğüne ve istikrarına verdiği önemi sık sık vurguluyor. İsrail'in sınır ihlali olarak değerlendirilebilecek bu hamlesi, bölgedeki gerilimi tırmandırabileceği için Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını da etkileyebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımı konusunda Türkiye'nin de dahil olduğu müzakerelerde, Lübnan ile koordinasyon halinde olması, bu tür gelişmeler karşısında Ankara'nın pozisyonunu belirlemesinde etkili olacaktır. Türkiye'nin, tarafları diyaloğa teşvik eden bir tutum sergilemesi beklenir.