Lübnan Parlamentosu, 27 Şubat 2025 tarihinde yapılan tarihi bir oylamayla ülkede idam cezasını kaldıran yasa tasarısını kabul etti. Bu karar, Ortadoğu'da insan hakları savunucuları tarafından uzun süredir beklenen bir gelişme olarak nitelendirilirken, bölgedeki ceza adaleti sistemleri açısından da önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Oylamada 128 sandalyeli mecliste 98 milletvekilinin evet oyu kullanması, kararın geniş bir mutabakatla alındığını gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Lübnan'da idam cezası, uzun yıllardır uygulanmamakla birlikte yasalarda yer alıyordu. Son infaz 2004 yılında gerçekleştirilmişti. Ülkede 2006 yılından bu yana uygulanan fiili moratoryum, idam cezasının yasalardan tamamen çıkarılması için yürütülen kampanyaların fitilini ateşlemişti. İnsan hakları örgütleri, adil yargılanma standartlarının eksikliği ve yanlış mahkumiyet risklerini gerekçe göstererek idam cezasının kaldırılması için yoğun bir lobi faaliyeti yürütüyordu.
Parlamentodaki oylama öncesinde, Adalet Komisyonu'nda yapılan görüşmelerde bazı milletvekilleri idam cezasının özellikle terör suçları gibi ağır suçlar için korunması gerektiğini savunsa da, insan hakları vurgusu ağır bastı. Oylamada kabul edilen yasa tasarısı, ceza kanununda yer alan tüm idam hükümlerini kaldırmakta ve bu cezaları ağırlaştırılmış müebbet hapse çevirmektedir. Bu yönüyle Lübnan, Ortadoğu'da idam cezasını tamamen kaldıran ender ülkelerden biri haline gelmiştir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Lübnan'ın bu kararı, Ortadoğu'da idam cezası uygulamalarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirmiştir. Bölgede İran, Suudi Arabistan ve Yemen gibi ülkeler idam cezasını sıkça uygularken, Lübnan'ın bu adımı ilerici bir örnek olarak gösterilmektedir. Uluslararası Af Örgütü ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, kararı memnuniyetle karşılamış ve diğer ülkelere de çağrıda bulunmuştur.
Avrupa Birliği ise yaptığı açıklamada, Lübnan'ın bu kararını "önemli bir insan hakları ilerlemesi" olarak nitelendirmiştir. Ancak uzmanlar, idam cezasının kaldırılmasının ülkede devam eden ekonomik ve siyasi krizlerin gölgesinde kaldığına dikkat çekmektedir. Lübnan, 2019'dan bu yana derin bir ekonomik çöküş yaşamakta ve siyasi istikrarsızlık sürmektedir. Bu nedenle, söz konusu kararın ülkenin genel istikrarına katkı sağlayıp sağlamayacağı yakından izlenecektir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'ın idam cezasını kaldırması, Türkiye açısından dolaylı ancak önemli bir gelişmedir. Türkiye, Avrupa Birliği üyelik süreci kapsamında idam cezasını kaldıran ülkelerden biridir ve bu konudaki tutumu uluslararası insan hakları mevzuatıyla uyumludur. Lübnan'ın bu adımı, bölgede insan hakları standartlarının yükseltilmesi açısından olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Ortadoğu'daki nüfuz mücadelesinde, insan haklarına saygılı bir ülke görüntüsü sergilemek, diplomatik avantaj sağlayabilir. Ancak, Türkiye'nin kendi yargı sistemi ve insan hakları karnesi göz önünde bulundurulduğunda, bu kararın Türkiye'ye doğrudan bir yansıması beklenmemektedir. Yine de, bölgesel düzeyde örnek teşkil edebilecek bu gelişme, Türkiye'nin de insan hakları alanındaki reformlarını hatırlatması açısından bir fırsat sunmaktadır.