İsrail ordusu, Cumartesi günü Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kenti ve ülke genelinde 20'den fazla bölge için geniş çaplı tahliye uyarıları yayımladı. Uyarıların ardından Lübnan'ın güney ve doğu bölgelerinde yoğun hava saldırıları rapor edildi. Saldırılar, ABD ve İran arasında Lübnan'daki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik bir anlaşmaya varılmak üzere olduğu yönündeki işaretler eşliğinde gerçekleşiyor. İsrail ordusu, Nebatiye şehir merkezi ve çevresindeki köyler ile Beka Vadisi'ndeki bazı yerleşim yerlerini boşaltma emri verdiğini duyurdu. Sivil kayıpların arttığı bölgede, Lübnanlı yetkililer son 24 saatte en az 25 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
İsrail'in Askeri Stratejisi ve Hizbullah'ın Yanıtı
İsrail, Lübnan'a yönelik operasyonlarını Hizbullah'ın roket ve füze altyapısını hedef alarak yoğunlaştırıyor. Son haftalarda İsrail Hava Kuvvetleri, güney Lübnan'daki yerleşim birimlerinin yanı sıra doğudaki Beka Vadisi'nde de yüzlerce noktayı vurdu. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, operasyonların amacının Hizbullah'ın ateş gücünü zayıflatmak ve İsrail'in kuzeyindeki yerleşimlere yönelik tehdidi ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Hizbullah ise İsrail'in ilerleyişini durdurmak için sınır ötesi saldırılarını artırdı; örgüt, İsrail'in kuzeyindeki askeri üs ve yerleşimlere onlarca roket fırlattı. Çatışmalar, Lübnan'da 1 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine ve sivil altyapının ciddi şekilde hasar görmesine neden oldu.
Lübnan hükümeti, İsrail'in yoğun hava saldırılarını kınarken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acilen toplanmaya çağırdı. Başbakan Necib Mikati, uluslararası toplumun İsrail'e 'sınırsız saldırılarını durdurması' için baskı yapması gerektiğini söyledi. Öte yandan, İsrail ordusu tahliye uyarılarını SMS ve sosyal medya üzerinden yayarken, sivil halkın can güvenliği için belirlenen bölgeleri derhal terk etmesi gerektiğini duyurdu.
Bölgesel Boyut: ABD-İran Yakınlaşması ve Ateşkes Umutları
Çatışmalar devam ederken, ABD ve İran arasında dolaylı müzakerelerin hız kazandığı bildiriliyor. Reuters ve diğer haber ajanslarına konuşan kaynaklar, Tahran ve Washington'un Lübnan'daki savaşı sona erdirmek için bir anlaşmaya yaklaştığını belirtiyor. İran'ın, Hizbullah üzerindeki nüfuzunu kullanarak örgütü ateşkese ikna edebileceği, buna karşılık ABD'nin İsrail'e askeri desteğini kısıtlama veya belirli koşullar getirme olasılığı değerlendiriliyor. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah'ın tamamen etkisiz hale getirilmeden ateşkesi kabul etmeyeceklerini yineleyerek anlaşma ihtimaline temkinli yaklaşıyor.
Analistler, ABD'nin İran'la yürüttüğü bu diplomatik sürecin, aynı zamanda İran'ın nükleer programına ilişkin daha geniş bir mutabakatın önünü açabileceğini öne sürüyor. Ancak İsrail'in yoğun saldırılarını sürdürmesi, taraflar arasında bir güven bunalımı yaşandığını gösteriyor. Bölgedeki diğer aktörlerden Suudi Arabistan ve Mısır, çatışmaların yayılmaması için itidalli olunması çağrısı yaparken, Katar ve Türkiye arabuluculuk tekliflerini yineliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki çatışmaların Türkiye için doğrudan bir güvenlik tehdidi oluşturmadığı ancak bölgesel istikrarsızlığın Türkiye'yi dolaylı yollardan etkilediği görülüyor. Birincisi, çatışmaların büyümesi halinde Türkiye'ye yönelik yeni bir göç dalgası yaşanabilir; zaten 3 milyondan fazla Suriyeliye ev sahipliği yapan Türkiye, ek bir mülteci akınıyla karşı karşıya kalabilir. İkincisi, Hizbullah'ın zayıflaması veya İran'ın Lübnan'daki etkisinin azalması, bölgesel denklemde Türkiye'nin elini güçlendirebilir. Üçüncüsü, İsrail'in saldırıları sırasında sivil kayıpların artması, Türkiye'nin İsrail'le son dönemde normalleşen ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Ankara, başından beri ateşkes ve diplomasi çağrısı yaparken, insani yardım girişimlerini sürdürüyor. Ancak Türkiye'nin krizde aktif bir rol oynaması için öncelikle taraflar arasında güven tesis edilmesi gerekiyor.