Lübnanlı üst düzey bir yetkili, ülkesinin ABD ile İran arasında varıldığı iddia edilen anlaşma ve olası bir ateşkesin zamanlaması konusunda önceden bilgilendirilmediğini açıkladı. Middle East Eye’a konuşan yetkili, Beyrut’un böyle bir mesaj almadığını ve gelişmeleri medyadan takip ettiğini belirtti. Bu açıklama, bölgede giderek artan diplomasi trafiğine rağmen Lübnan’ın sürecin dışında tutulduğu yorumlarına yol açtı. İsrail-Hizbullah arasındaki gerginliğin sürdüğü bir ortamda, ABD-İran mutabakatının Lübnan’a yansımalarının ne olacağı merak konusu.
Gelişmenin arka planı
ABD’nin Körfez bölgesindeki müttefikleri aracılığıyla İran’la dolaylı müzakereler yürüttüğü biliniyor. Ancak Lübnanlı yetkiliye göre bu müzakerelere ilişkin ayrıntılı bir bilgi paylaşımı yapılmadı. Yetkili, ateşkesin zamanlamasına dair spekülasyonların gerçeği yansıtmadığını ve Lübnan’ın kendi sınırları içindeki istikrarı sağlamak için bağımsız adımlar atmaya devam edeceğini ifade etti. Hizbullah’ın da dahil olduğu Lübnan siyaseti, İran’la ABD arasındaki olası bir yumuşamadan doğrudan etkilenebilecek bir konumda. Ancak Beyrut yönetimi, bu tür bir anlaşmanın kendi iç dengelerini sarsabileceği endişesiyle temkinli.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran ilişkilerindeki herhangi bir çözülme, Orta Doğu’nun birçok noktasında yeni dengeler oluşturabilir. İran’ın desteklediği grupların faaliyet gösterdiği Lübnan, Suriye ve Irak’ta bu durumun etkileri hissedilebilir. Lübnan’ın anlaşma dışında bırakılması, ülkenin kırılgan siyasi yapısını daha da karmaşık hale getirebilir. Öte yandan, İsrail’in kuzey sınırında Hizbullah’la yaşanan gerginlikte ateşkes umutları, Lübnan’ın sürece dahil edilmemesi nedeniyle zayıflıyor. Bölgesel güçler, bu gelişmeyi ABD’nin Lübnan’daki nüfuzunu azaltma stratejisi olarak yorumluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu politikasını yakından ilgilendiriyor. ABD-İran arasındaki olası bir anlaşma, İran’a yönelik yaptırımların hafiflemesi ve bölgede ekonomik fırsatların artması anlamına gelebilir. Ancak Lübnan’ın süreçten dışlanması, Türkiye’nin Lübnan’daki siyasi ve ekonomik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, Lübnan’la tarihsel bağları ve bölgedeki istikrar arayışıyla, tüm tarafların katılımını teşvik eden bir diplomasi yürütmeyi sürdürebilir. Aksi takdirde, İran etkisinin azalmasıyla ortaya çıkacak güç boşluğu, terör örgütleri ve yeni çatışmalar için zemin hazırlayabilir.