Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Raci, 15 Mart 2025 Cumartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail ile imzalanan çerçeve anlaşmasını "diplomasi için bir zafer" olarak nitelendirdi. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Raci, Ürdünlü mevkidaşı Eymen Safedi ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD arabuluculuğunda varılan anlaşmanın bölgesel istikrar açısından kritik bir adım olduğunu vurguladı. Raci, Ürdün'ün bu süreçteki desteğine teşekkür ederek, anlaşmanın iki ülke arasındaki deniz sınırı anlaşmazlığını çözme yolunda önemli bir kilometre taşı olduğunu belirtti. Anlaşma, özellikle Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynaklarının paylaşımı konusunda yıllardır süren gerginliği sona erdirmeyi hedefliyor.
Anlaşmanın Arka Planı ve Kapsamı
İsrail ve Lübnan arasında on yıllardır süren deniz sınırı anlaşmazlığı, özellikle 2020'li yılların başında keşfedilen Kariş ve Kan doğal gaz sahalarıyla birlikte tırmanmıştı. ABD öncülüğünde yürütülen müzakereler, iki ülkenin egemenlik haklarını koruyacak şekilde bir çerçeve oluşturmayı başardı. Anlaşma, Lübnan'ın Kan sahasının büyük bölümünü almasını, İsrail'in ise Kariş sahasındaki haklarını güvence altına almasını öngörüyor. Bu paylaşım, her iki tarafın da enerji güvenliğini artırırken, bölgesel işbirliğine de kapı aralıyor. Lübnan, ekonomik krizle mücadele ederken, bu anlaşma sayesinde doğal gaz gelirleriyle mali durumunu iyileştirmeyi umuyor. Raci, anlaşmanın sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir başarı olduğunu ifade ederek, diplomasinin çatışmaya galip geldiğini söyledi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Anlaşma, Orta Doğu'da artan gerilimler ortamında bir uzlaşı örneği olarak görülüyor. İsrail ile Lübnan arasındaki bu mutabakat, diğer bölgesel aktörlere de ilham verebilir. Özellikle İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları ve İran ile devam eden nükleer gerilim göz önüne alındığında, bu adım bölgesel istikrar açısından umut verici. Ürdün Dışişleri Bakanı Safedi, görüşmede anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını ve Ürdün'ün bu tür diplomatik çözümleri desteklemeye devam edeceğini belirtti. Ayrıca, anlaşmanın ABD'nin Orta Doğu'daki arabuluculuk rolünü pekiştirdiği yorumları yapılıyor. Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının işletilmesi, Mısır, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Türkiye gibi diğer bölge ülkelerini de yakından ilgilendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail-Lübnan deniz sınırı anlaşması, Doğu Akdeniz'deki enerji dengelerini doğrudan etkileyebilecek bir gelişmedir. Türkiye, Doğu Akdeniz'de kendi kıta sahanlığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hakları konusunda hassasiyetini sürdürmektedir. Bu anlaşma, bölgede barışçıl çözüm arayışlarını teşvik edebileceği gibi, Türkiye'nin de dahil olduğu münhasır ekonomik bölge tartışmalarında örnek teşkil edebilir. Ancak anlaşmanın, Türkiye'nin Mavi Vatan doktrini ve Kıbrıs Türk tarafının haklarıyla uyumlu olup olmadığı dikkatle izlenmelidir. Ankara, bölgesel enerji işbirliğine açık olmakla birlikte, kendi çıkarlarını koruyacak adımları atmaya devam edecektir.