Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, pazar günü İsrail'in güneydeki Nebatiye şehrine ve çevresindeki kasabalara yeniden düzenlediği saldırıları şiddetle kınadı. Aoun, devlet kurumlarının ve sağlık tesislerinin hedef alınmasının "tehlikeli bir tırmandırma" olduğunu belirterek uluslararası toplumu acil adım atmaya davet etti. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, Lübnan cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, saldırıların ülkedeki istikrarı daha da kırılgan hale getirdiği vurgulandı.
Saldırıların Arka Planı ve Aoun'un Tepkisi
İsrail ordusu, son haftalarda Lübnan'ın güneyine yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı. Nebatiye, daha önce de birkaç kez hedef alınmış ve sivil altyapı büyük zarar görmüştü. Cumhurbaşkanı Aoun, yaptığı açıklamada, "İsrail'in saldırganlığı, yalnızca Lübnan'ın egemenliğine değil, aynı zamanda bölgesel barışa da doğrudan bir tehdittir" ifadelerini kullandı. Aoun, saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararını ihlal ettiğini hatırlattı. Bu karar, 2006 yılındaki Lübnan-İsrail savaşını sona erdirmiş ve güney Lübnan'da silahsızlandırılmış bir bölge oluşturulmasını öngörmüştü.
Lübnan hükümeti, saldırıların ardından acil toplantılar düzenleyerek durum değerlendirmesi yaptı. Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, saldırılarda en az üç sağlık çalışanı yaralandı ve iki hastane kısmen hasar gördü. Nebatiye'deki yerel yetkililer, sivil kayıpların da olduğunu ancak kesin sayının henüz netleşmediğini bildirdi. İsrail tarafı ise saldırıların Hizbullah'a ait hedeflere yönelik olduğunu iddia ediyor. Ancak Lübnan, söz konusu bölgede sivil altyapının vurulduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, Gazze'deki savaşın başlamasından bu yana artan bir tırmanma eğiliminin parçası. Hizbullah ile İsrail arasında zaman zaman çatışmalar yaşansa da Ekim 2023'ten itibaren karşılıklı saldırılar yoğunlaştı. Lübnan, ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşurken, yeni bir savaşın eşiğinde olmaktan endişe ediyor. Uluslararası toplum, çatışmanın yayılmasını önlemek için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. ABD ve Fransa, taraflar arasında arabuluculuk yapmaya çalışsa da şu ana kadar kalıcı bir ateşkes sağlanamadı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Lübnan'ın ikinci bir Gazze olmasına izin verilmemelidir" uyarısında bulunmuştu.
Nebatiye saldırısı, İran'ın da dahil olduğu vekalet savaşlarının bir yansıması olarak görülüyor. İsrail, İran'ın Lübnan'daki etkisini kırmaya çalışırken, Tahran yönetimi Hizbullah üzerinden İsrail'e karşı baskı unsuru oluşturuyor. Bu durum, Orta Doğu'da daha geniş çaplı bir çatışma riskini artırıyor. Aoun'un çağrısı, özellikle Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi bölgesel kuruluşlara yönelik. Ancak şu ana kadar somut bir adım atılmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki gelişmeleri yakından takip ediyor. İsrail'in saldırıları, Türkiye'nin bölgede artan gerilimden duyduğu endişeyi artırıyor. Ankara, daha önce yaptığı açıklamalarda İsrail'in saldırılarını kınayarak uluslararası hukuka saygı çağrısında bulunmuştu. Lübnan'da istikrarın bozulması, Türkiye'nin güney sınırlarına yakın bir bölgede yeni bir insani kriz ve göç dalgası riskini beraberinde getirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji ve ticaret yolları da olumsuz etkilenebilir. Türkiye, BM ve bölgesel aktörlerle işbirliği yaparak çatışmanın durdurulması için diplomatik çaba harcamalı.