Lübnan Başbakanı Necib Mikati, İsrail'in ülkenin güneyindeki işgal altındaki topraklardan tamamen çekilmesi için uluslararası toplum nezdinde yoğun bir diplomatik girişim başlatacaklarını duyurdu. Mikati, Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği nezdinde yapılacak girişimlerle İsrail'in 2006'dan bu yana işgal altında tuttuğu Şebaa Çiftlikleri ve Kfar Şuba tepeleri başta olmak üzere tüm Lübnan topraklarından koşulsuz çekilmesini talep edeceklerini belirtti. Başbakan, ayrıca İsrail'in Lübnan hava sahasını ihlallerine ve karasularındaki tecavüzlerine de son verilmesi gerektiğini vurguladı.
Gelişmenin arka planı
Lübnan ile İsrail arasında 2006 yılında yaşanan 34 günlük savaşın ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararı çerçevesinde ateşkes sağlanmıştı. Ancak İsrail, Lübnan'ın güneyindeki stratejik noktalarda varlığını sürdürmeye devam ediyor. Özellikle Şebaa Çiftlikleri bölgesi, iki ülke arasında uzun süredir devam eden bir anlaşmazlık konusu. BM, bölgenin Suriye toprağı olduğunu belirtse de, Lübnan egemenlik iddiasından vazgeçmiyor. Mikati'nin bu açıklaması, İsrail'in Gazze'ye yönelik son saldırılarının ardından bölgede artan gerilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Lübnan Başbakanı, ülkesinin egemenliğine yönelik her türlü ihlale karşı duracaklarını ve uluslararası hukuk çerçevesinde haklarını arayacaklarını ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Mikati'nin bu hamlesi, bir yandan İsrail'e karşı diplomatik bir baskı oluşturmayı hedeflerken, diğer yandan Lübnan'ın iç siyasetinde istikrar arayışının bir parçası olarak görülüyor. Ülke, ekonomik kriz ve siyasi çıkmazla boğuşurken, Hizbullah'ın güçlü askeri varlığı ve İran'la yakın ilişkileri, Lübnan'ın dış politikasını şekillendiren önemli unsurlar arasında yer alıyor. İsrail ise Lübnan sınırında Hizbullah'ın füze kapasitesine karşı hassasiyetini koruyor. Bölgedeki son gelişmeler, İsrail-Lübnan arasında yeni bir çatışma riskini de beraberinde getiriyor. ABD ve Avrupa Birliği'nin arabuluculuk çabaları sürerken, Rusya'nın da bölgede artan etkinliği dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, Mikati'nin çağrısı uluslararası kamuoyunda yankı bulabilir ancak somut bir sonuç alınması için İsrail'in güvenlik endişelerinin de dikkate alınması gerekecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan Başbakanı'nın İsrail'den tam çekilme talebi, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu Filistin ve Lübnan topraklarının işgalden kurtarılması teziyle örtüşüyor. Türkiye, İsrail-Filistin sorununda iki devletli çözümü desteklerken, Lübnan'ın egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguluyor. Mikati'nin bu girişimi, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ancak İsrail ile ticari ilişkiler ve enerji iş birliği, Türkiye'nin dengesini zorlayabilir. Ayrıca, Suriye'deki gelişmeler ve İran'ın nüfuz mücadelesi, Türkiye'nin Lübnan politikasını da etkileyen unsurlar arasında. Bu nedenle Ankara, dikkatli bir diplomatik denge izlemek zorunda.