Lübnan, derinleşen ekonomik krizin ortasında tartışmalı bir adım atarak 500 bin dolar karşılığında oturma izni sağlayan “altın vize” yasasını onayladı. Hükümet yetkilileri, programın ülkeye acil döviz girişi sağlayarak iflasın eşiğindeki ekonomiyi canlandıracağını savunurken, muhalifler bu düzenlemenin yolsuzluk ve kara para aklama için yeni bir kanal oluşturabileceğini belirtiyor. Yasa, yabancı yatırımcılara Lübnan’da ikamet hakkı tanıyan ancak vatandaşlık vermeyen bir sistem öngörüyor. Başkent Beyrut’ta düzenlenen basın toplantısında konuşan Ekonomi Bakanı, programın “Lübnan’ın yeniden yapılanması için kritik bir araç” olduğunu ifade etti.
Gelişmenin arka planı
Lübnan, 2019’dan bu yana dünyanın en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşıyor. Yerel para birimi liranın değeri yüzde 98’den fazla düşerken, bankalar mevduat sahiplerinin parasını dondurdu ve ülkede temel malzemelere erişim sınırlı hale geldi. Dünya Bankası’na göre Lübnan, son 150 yılın en büyük üç mali çöküşünden birini deneyimliyor. Bu ortamda hükümet, yabancı sermaye çekmek için altın vize programına yöneldi. Yasa tasarısı, 2023’te parlamentoya sunulmuş, ancak siyasi çekişmeler nedeniyle ancak geçtiğimiz hafta onaylanabildi. Programa göre, yatırımcılar 500 bin doları Lübnan Merkez Bankası’na yatırarak beş yıl süreli oturma izni alabilecek. Bu süre sonunda para iade edilecek, ancak oturma izni yenilenebilecek. Destekçiler, programın özellikle Körfez ülkelerindeki Lübnan diasporasından yatırım çekeceğini umuyor.
Ancak eleştirmenler, düzenlemenin şeffaflıktan yoksun olduğunu ve yolsuzluğa davetiye çıkarabileceğini söylüyor. Lübnan Uzun Vadeli Planlama Merkezi’nden ekonomist Murad Fadel, “Bu program, zaten kara para aklama merkezi haline gelmiş bir ülkede, devlet gelirlerini artırmaktan çok, kayıt dışı sermaye girişini teşvik edecektir” dedi. Üstelik Lübnan’ın yargı sistemi, uluslararası standartlara göre yolsuzlukla mücadelede zayıf kabul ediliyor. Ülke, Şeffaflık Örgütü’nün Yolsuzluk Algılama Endeksi’nde 180 ülke arasında 150. sırada yer alıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Altın vize programları dünya genelinde yaygınlaşan bir uygulama. Portekiz, İspanya, Malta ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler benzer programlarla önemli yatırım çekti. Ancak Lübnan’ın mevcut durumu, programın başarı şansını sorgulatıyor. Ülke, siyasi istikrarsızlık, patlamamış bir iç savaş mirası ve Hizbullah’ın etkisiyle bölgesel güç mücadelesinin merkezinde yer alıyor. Programın başarılı olması halinde, yıllık 100-200 milyon dolar gibi bir gelir bekleniyor ki bu, Lübnan’ın 70 milyar doları aşan kamu borcu ve yıllık 10 milyar dolar civarındaki GSYH kaybı göz önüne alındığında sembolik bir rakam. Öte yandan, programın uluslararası toplum nezdinde Lübnan’ın kara para aklama ve terör finansmanıyla mücadeledeki itibarını daha da zedeleyebileceği endişesi var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan’ın altın vize programı, Türkiye’nin kendi yatırımcılık sistemi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, 2017’de başlattığı 250 bin dolarlık gayrimenkul yatırımı karşılığında vatandaşlık programıyla benzer bir model izlemişti. Ancak Lübnan’da yaşanabilecek olası yolsuzluk iddiaları, Türkiye’nin programının uluslararası eleştirilerle karşılaştığı bir dönemde dikkatle takip edilmeli. Ayrıca, Lübnan’daki ekonomik krizin derinleşmesi, Doğu Akdeniz’deki dengeleri etkileyebilir. Türkiye, Lübnan’daki siyasi istikrarsızlığın bölgesel güvenliğe yansımalarını yakından izlemeli; çünkü bu durum, mülteci akınları ve enerji güvenliği gibi konularda Türkiye’yi doğrudan ilgilendiriyor.