Eski İngiltere Ulaştırma Bakanı Louise Haigh, 2024 yılında istifa etmesinin ardından Başbakan Keir Starmer'ın yakın çevresindeki bir grup erkek tarafından 'sürekli ve acımasızca' hedef alındığını ve kabinedeki kadınlara yönelik 'cinsiyetçi ve rahatsız edici' basın brifingleri düzenlendiğini iddia etti. Haigh, The Guardian'a verdiği röportajda, söz konusu brifinglerin kadın bakanları itibarsızlaştırmak ve siyasi kariyerlerine son vermek amacıyla yapıldığını belirtti.
İstifa ve Gerekçeleri
Louise Haigh, Kasım 2024'te Ulaştırma Bakanı olarak görev yaparken, 2013 yılında bir iş başvurusunda eski bir işverenini yanlış beyan etmesiyle ilgili bir ceza davasının ortaya çıkmasının ardından istifa etmek zorunda kalmıştı. Haigh, olayın aslında 'bir hırsızlık ihbarı' olduğunu ve polis tarafından 'zaman kaybı' olarak nitelendirildiğini söyledi. Ancak Starmer'ın danışmanlarının bu bilgiyi basına sızdırdığını ve kendisini itibarsızlaştırmak için kullandığını öne sürdü. Haigh, 'Beni kamusal olarak aşağılamak için sürekli olarak cinsiyetçi brifingler yapıldı. Bu, bir grup erkeğin kadınları siyasetten uzaklaştırma planının parçasıydı.' dedi.
Haigh, ayrıca kabinedeki diğer kadın bakanların da benzer muameleye maruz kaldığını iddia etti. 'Bir kadın bakan olarak, her zaman erkek meslektaşlarımdan daha sert eleştirildim. Giyim tarzımdan ses tonuma kadar her şeyim sorgulandı. Bu, sistematik bir sorun.' ifadelerini kullandı. İstifasının ardından kamuoyunda sessiz kalmayı tercih ettiğini ancak artık konuşma zamanının geldiğini belirtti.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Britanya siyasetinde kadınlara yönelik cinsiyetçi tutumlar, yıllardır tartışılan bir konu. Özellikle İşçi Partisi içindeki cinsiyet eşitsizliği, 2024 genel seçimleri öncesinde de gündeme gelmişti. Haigh'ın bu açıklamaları, Starmer'ın kadın bakanlara yönelik baskı politikalarının sorgulanmasına yol açtı. Siyasi analistler, bu durumun İşçi Partisi'nin kadın seçmenler arasındaki desteğini etkileyebileceğini söylüyor. Ayrıca, benzer cinsiyetçi kültürlerin diğer Avrupa ülkelerinde de mevcut olduğu ve bu tür açıklamaların küresel kadın hakları mücadelesine katkıda bulunduğu belirtiliyor. Haigh'ın iddiaları, kadınların siyasette karşılaştığı engellerin sadece Britanya'ya özgü olmadığını, küresel bir fenomen olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Britanya siyasetindeki cinsiyetçi uygulamalar, Türkiye'de kadınların siyasete katılımıyla ilgili tartışmalarla benzerlikler taşıyor. Türkiye'de kadın bakan ve milletvekili sayısının artmasına rağmen, siyasi alanda cinsiyet ayrımcılığı ve mobbing vakaları sıkça gündeme geliyor. Haigh'ın açıklamaları, Türkiye'deki kadın siyasetçilerin de yaşadığı benzer sorunlara dikkat çekiyor. Aynı zamanda, İngiltere'de İşçi Partisi'nde yaşanan bu tür bir iç hesaplaşma, uluslararası kamuoyunda kadın hakları ve cinsiyet eşitliği mücadelesine katkı sağlıyor. Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde kadın hakları kriterleri önemli bir yer tutarken, bu tür haberler Türkiye'deki sivil toplumun da taleplerini güçlendirebilir.