ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Lockheed Martin şirketiyle Terminal High Altitude Area Defense (THAAD) sistemine ait mühimmat stoklarının yenilenmesi için 35 milyar dolara kadar varan yedi yıllık bir sözleşme imzaladı. Çarşamba günü duyurulan anlaşma kapsamında Lockheed Martin, yılda yüzlerce THAAD önleme füzesi üretecek. Amaç, Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle ciddi biçimde azalan Amerikan mühimmat stoklarını yeniden doldurmak. Pentagon’un açıklamasına göre sözleşme, 2026 yılına kadar sabit fiyatlı olarak devam edecek ve daha sonra fiyat ayarlamaları yapılabilecek.
THAAD Nedir? Neden Bu Kadar Önemli?
THAAD (Terminal High Altitude Area Defense), kısa ve orta menzilli balistik füzeleri atmosfer içinde ve atmosferin üst katmanlarında imha etmek üzere tasarlanmış mobil bir füze savunma sistemidir. Patriot sisteminden farklı olarak çok daha yüksek irtifalarda (150 km’ye kadar) ve daha geniş bir alanda koruma sağlar. Dünya çapında konuşlandırılan sistemler, ABD’nin müttefiklerini korumak veya Amerikan birliklerinin bulunduğu bölgeleri savunmak için kullanılıyor.
Pentagon yetkilileri, son yıllarda füze stoklarının özellikle Kızıldeniz ve Doğu Avrupa’da artan tehditler nedeniyle kritik seviyelere düştüğünü belirtiyor. THAAD’ın yanı sıra Patriot, JSOW gibi mühimmatların üretim hızının artırılması için de benzer sözleşmeler yapıldı. Lockheed Martin Savannah’daki tesisi, üretim kapasitesini artırmak için genişletiliyor. Şirket, 2027’den itibaren yılda 500’den fazla THAAD önleme füzesi üretebilecek.
Küresel Güvenlik ve Bölgesel Denge
THAAD’ın en önemli konuşlandırma bölgelerinden biri Güney Kore. Kuzey Kore’nin artan balistik füze tehditlerine karşı Adalar çevresinde konuşlandırılan sistem, Çin tarafından şiddetle eleştirilmişti. Ancak Pentagon, bu anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı değil, ABD ve müttefiklerinin savunmasını güçlendirmek amacı taşıdığını vurguluyor. Ayrıca İsrail ve Suudi Arabistan gibi ülkeler de THAAD alımı için görüşmeler yapmıştı. Orta Doğu’da İran’ın füze tehdidi, birçok ülkeyi füze savunma sistemlerine yatırım yapmaya itiyor.
Uzmanlar, bu büyük ölçekli üretim anlaşmasının küresel füze savunma pazarında dengeleri değiştirebileceğini belirtiyor. ABD’nin müttefiklerine daha hızlı tedarik sağlaması, Çin ve Rusya’nın hipersonik füze programlarına karşı bir yanıt olarak da görülüyor. Ayrıca, NATO’nun Doğu Kanadı’nın savunmasında THAAD’ın rolü artıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin füze savunma stratejisi ve NATO ittifakı içindeki konumu açısından dolaylı etkilere sahiptir. Türkiye, uzun süredir kendi milli füze savunma sistemini (SİPER) geliştirmektedir. ABD’nin THAAD stoklarını yenilemesi, NATO’nun hava savunma mimarisinde önemli bir boşluğu doldururken, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alımı nedeniyle Patriot tedarik edememesi, alternatif sistem arayışını sürdürmesine yol açıyor. Bu anlaşma, ABD’nin müttefiklerine füze savunma desteğini artırabileceği sinyali veriyor; ancak Türkiye’nin S-400 sorunu çözülmeden THAAD veya Patriot alımı gündeme gelmeyebilir. Ayrıca, bölgesel güç dengesi açısından İran’ın füze tehdidine karşı Türkiye’nin yerli sistemlerle caydırıcılık geliştirmesi stratejik önem taşıyor.