Güney Karolina'da Cumhuriyetçi Parti'nin ön seçimlerini Darline Graham kazandı. Salı günü yapılan seçimde, geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden Senatör Lindsey Graham'ın kardeşi olan Darline Graham, partisinin adayı olarak Senato koltuğuna talip oldu. Eyaletin 'yakut kırmızısı' olarak nitelendirilen ağır Cumhuriyetçi eğilimi göz önüne alındığında, Kasım seçimlerinde de kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor. Bu sonuç, ABD siyasetinde 'Savaş Partisi' olarak anılan müdahaleci kanadın bir zaferi daha olarak yorumlanıyor; zira Lindsey Graham, kariyeri boyunca agresif dış politika ve askeri müdahale yanlısı tutumuyla tanınıyordu.
Graham Hanedanı ve Güney Karolina Siyaseti
Lindsey Graham, 2003'ten bu yana Güney Karolina'yı Senato'da temsil ediyordu. 2024 yılında beklenmedik bir şekilde hayatını kaybetmesinin ardından, Vali Henry McMaster tarafından kardeşi Darline Graham geçici olarak atanmıştı. Darline Graham, siyasi deneyimi olmamasına rağmen, kardeşinin mirasını ve geniş bağışçı ağını devraldı. Salı günü yapılan ön seçimde, Cumhuriyetçi seçmenlerin büyük desteğini alarak partinin resmi adayı oldu. Seçim sonuçlarına göre, Graham oyların yüzde 65'ini alarak en yakın rakibini açık ara farkla geçti. Bu sonuç, aile adının ve Lindsey Graham'ın kurduğu siyasi makinenin eyalette ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.
Darline Graham, seçim gecesi yaptığı konuşmada, 'Kardeşimin mirasını onurlandırmak ve Güney Karolina'nın değerlerini Washington'da savunmak için sabırsızlanıyorum' dedi. Ancak eleştirmenler, Darline Graham'ın siyasi deneyimsizliğine ve kardeşinin politikalarını körü körüne takip edecek olmasına dikkat çekiyor. Lindsey Graham, özellikle Irak Savaşı, Suriye müdahalesi ve NATO'nun genişlemesi gibi konularda şahin bir isimdi. Ayrıca eski Başkan Donald Trump ile inişli çıkışlı bir ilişkisi olsa da, son yıllarda Trump'a yakınlaşmış ve onun dış politika vizyonunu desteklemişti. Darline Graham'ın da benzer bir çizgi izlemesi bekleniyor.
Savaş Partisi'nin Zaferi ve Demokratların Tepkisi
Bu seçim sonucu, ABD'de 'Savaş Partisi' olarak adlandırılan, askeri müdahaleleri ve savunma harcamalarını destekleyen siyasi kanadın gücünü koruduğunu gösteriyor. Demokratlar ise sonucu eleştirerek, Güney Karolina'da gerçek bir rekabetin olmadığını, seçmenlerin alternatifsiz bırakıldığını savunuyor. Demokrat adayı, ön seçimlerde rakipsiz kaldı ancak Kasım'da Graham'ın karşısında şansı oldukça düşük görülüyor. Zira Güney Karolina, başkanlık seçimlerinde 1980'den bu yana sadece bir kez Demokrat adaya oy verdi (1976'da Jimmy Carter). Senato seçimlerinde de benzer bir tablo hakim; son 20 yılda Demokratlar eyalette Senato koltuğu kazanamadı.
Lindsey Graham'ın ölümü, ABD Senatosu'nda önemli bir boşluk yarattı. Graham, Senato Dış İlişkiler Komitesi'nin kıdemli üyelerinden biriydi ve özellikle Rusya, Çin ve Orta Doğu politikalarında etkiliydi. Darline Graham'ın bu komitede aynı etkiyi gösterip gösteremeyeceği belirsiz. Ancak Cumhuriyetçi liderlik, Graham'ın koltukta kalmasını ve partinin dış politika çizgisini sürdürmesini istiyor. Öte yandan, bazı Cumhuriyetçi seçmenler, aile hanedanlığına karşı çıkarak daha bağımsız bir adayı desteklemek istemişti ancak başarılı olamadılar.
Seçim sonuçları, 2026 ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti içindeki dinamikleri de yansıtıyor. Trump'ın etkisi hala güçlü olsa da, geleneksel Cumhuriyetçi seçmenin aile bağlarına ve yerel siyasete önem verdiği görülüyor. Darline Graham, kampanya sürecinde Trump'tan açık bir destek almadı ancak kardeşinin Trump'la olan ilişkisini vurguladı. Kasım seçimlerine kadar Demokratların nasıl bir strateji izleyeceği merak konusu. Ancak matematiksel olarak, Graham'ın koltuğu garantilediği söylenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lindsey Graham, Türkiye karşıtı tutumuyla bilinen bir senatördü; özellikle PKK/YPG konusunda Türkiye'nin güvenlik endişelerini görmezden gelmiş, Ermeni yasa tasarılarını desteklemiş ve Türkiye'ye yönelik yaptırımlar için çaba harcamıştı. Kardeşi Darline Graham'ın da aynı çizgide olması bekleniyor. Bu durum, ABD-Türkiye ilişkilerinde Senato'daki mevcut gerginliğin devam edeceğini gösteriyor. Özellikle F-16 satışı ve İsveç'in NATO üyeliği gibi konularda Graham'ın etkili olması muhtemel. Türkiye, ABD Kongresi'ndeki bu tür şahin isimlere karşı diplomatik mücadelesini sürdürmek zorunda kalacak.