ABD Senatörü Lindsey Graham (Cumhuriyetçi, Güney Carolina), ABD ile İran arasında imzalanan yeni mutabakat zaptının (MOU) ABD için "faydalı" olacağını ifade etti. Daha önce iki ülke arasındaki müzakerelere şüpheyle yaklaşan Graham, Çarşamba günü sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Belçika'nın başkenti Brüksel'de varılan anlaşmanın ABD'nin çıkarlarına hizmet edeceğini vurguladı. Anlaşmanın detayları henüz tam olarak kamuoyuyla paylaşılmazken, Graham'ın bu çıkışı Washington'da dikkatle karşılandı.
Graham'ın tutum değişikliğinin arka planı
Lindsey Graham, İran konusunda sertlik yanlısı tavrıyla bilinen isimler arasında. Daha önce İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle ABD'nin diplomatik girişimlerine mesafeli durmuştu. Ancak son haftalarda yapılan görüşmelerin ardından Graham, anlaşmanın ABD'nin ulusal güvenliğine katkı sağlayacağı kanaatine vardı. Senatör, "İran'la yapılan bu mutabakat, doğru bir şekilde uygulanırsa ABD için faydalı olacak" dedi. Anlaşmanın, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması ve bölgesel gerilimin azaltılması gibi maddeler içerdiği belirtiliyor.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, anlaşmanın diplomatik yollarla çözüm arayışının bir parçası olduğu ve ABD'nin müttefikleriyle koordinasyon içinde yürütüldüğü kaydedildi. Öte yandan, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, anlaşmanın karşılıklı saygı temelinde imzalandığını ve Tahran'ın nükleer haklarının tanındığını ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut: Orta Doğu'da yeni denklem
ABD-İran mutabakatı, Orta Doğu'da Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail gibi aktörler tarafından yakından izleniyor. İsrail, anlaşmanın İran'ın nükleer kapasitesini tamamen durdurmadığı gerekçesiyle endişeli. Suudi Arabistan ise bölgesel istikrar açısından anlaşmayı olumlu karşılarken, İran'ın Yemen ve Suriye'deki faaliyetlerine ilişkin garantiler bekliyor. Uzmanlar, bu anlaşmanın Körfez ülkeleriyle ABD arasındaki güven bağını yeniden şekillendirebileceğini belirtiyor. Ayrıca, Rusya ve Çin'in, ABD'nin İran'la yakınlaşmasına nasıl tepki vereceği merak konusu. Moskova, anlaşmayı uluslararası hukuka uygun bulduğunu açıklarken, Pekin sessiz kalmayı tercih etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran mutabakatı, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel politikaları açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, doğal gaz ve petrol ihtiyacının önemli bir kısmını İran, Irak ve Rusya'dan karşılıyor. Anlaşmanın İran'a yönelik yaptırımların hafifletilmesine yol açması halinde, Türkiye'nin enerji maliyetlerinin düşmesi ve ticaret hacminin artması beklenebilir. Öte yandan, bu anlaşma Türkiye'nin Rusya ve ABD arasındaki denge politikasını da etkileyebilir. Türk diplomatları, anlaşma sürecinde aktif bir rol üstlenmemekle birlikte, gelişmeleri yakından takip ediyor ve bölgesel istikrarın korunması amacıyla taraflarla temas halinde. Kısacası, bu mutabakat Türkiye için hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor.