Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC) Başkanı Farhat Bengdara, ülkenin 'tek bir varil petrol bile ihraç edemediğini' açıkladı. Bengdara, Trablus'ta düzenlediği basın toplantısında, siyasi kriz ve altyapı sorunları nedeniyle petrol üretiminin durma noktasına geldiğini belirtti. Günlük petrol üretiminin yaklaşık 800 bin varil seviyesinde olduğunu ancak ihracatın tamamen durduğunu ifade eden Bengdara, 'Ne yazık ki şu anda tek bir varil petrol bile ihraç edemiyoruz. Bu, ülke ekonomisi için felaket anlamına geliyor' dedi.
Siyasi kriz ve petrol sahaları
Libya, 2011 yılında Muammer Kaddafi'nin devrilmesinden bu yana siyasi istikrarsızlık ve çatışmalarla boğuşuyor. Ülkede iki rakip hükümet bulunuyor: Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) ve doğuda General Halife Hafter'in desteklediği bir başka hükümet. Petrol gelirleri, Libya ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor ve ülkenin döviz gelirlerinin neredeyse tamamı petrolden sağlanıyor. Ancak siyasi bölünmüşlük, petrol sahalarının kontrolü konusunda da anlaşmazlıklara yol açıyor. Hafter güçleri, geçmişte petrol tesislerini defalarca kapatmış ve abluka altına almıştı. Son olarak, Mart 2024'te Hafter yanlısı grupların petrol ihracatını engellemesiyle üretim ciddi şekilde etkilenmişti.
Bengdara, mevcut krizin aşılması için siyasi bir uzlaşıya ihtiyaç olduğunu vurguladı. 'Petrol sahalarının güvenliğini sağlamak ve üretimi artırmak için tüm tarafların işbirliği yapması gerekiyor. Aksi takdirde ülke daha derin bir ekonomik krize sürüklenecek' uyarısında bulundu. NOC, üretimi 1,2 milyon varile çıkarmayı hedeflemişti ancak bu hedefe ulaşmak şimdilik imkansız görünüyor.
Küresel piyasalar ve bölgesel etkiler
Libya, Afrika'nın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkelerinden biri ve günlük 1,2 milyon varil üretim kapasitesine sahip. Ancak son yıllarda üretim sürekli dalgalanıyor. 2023 yılında günlük ortalama 1,1 milyon varil olan üretim, 2024'ün ilk aylarında 800 bin varile kadar düştü. İhracatın tamamen durması, küresel petrol piyasalarında arz endişelerine yol açabilir. Ancak Libya'daki üretim kaybının, OPEC+ ülkelerinin fazla kapasitesiyle kısmen telafi edilebileceği belirtiliyor. Yine de, jeopolitik riskler nedeniyle petrol fiyatlarında kısa vadeli dalgalanmalar yaşanabilir.
Bölgesel olarak, Libya'daki istikrarsızlık komşu ülkeleri de etkiliyor. Mısır, Tunus, Cezayir ve Sudan, Libya krizinden doğrudan etkilenen ülkeler arasında. Ayrıca, Akdeniz'deki göç rotaları üzerinde bulunan Libya, Avrupa için önemli bir güvenlik meselesi haline gelmiş durumda. Petrol gelirlerinin düşmesi, ülkede insani krizi derinleştirebilir ve göç baskısını artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Libya'daki petrol ihracatının durması, Türkiye için birkaç açıdan önem taşıyor. Türkiye, Libya'da faaliyet gösteren Türk şirketleri aracılığıyla inşaat ve altyapı projelerinde yer alıyor; ancak bu projeler siyasi istikrarsızlık nedeniyle sekteye uğrayabilir. Ayrıca, Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan Deniz Yetki Alanları Mutabakatı, Doğu Akdeniz'deki enerji jeopolitiğinde kilit rol oynuyor. Petrol gelirlerindeki düşüş, Libya'nın bu anlaşmayı uygulama kapasitesini zayıflatabilir. Öte yandan, Libya'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu korumak için diplomatik ve askeri angajmanını sürdürmesini gerektiriyor. Enerji güvenliği açısından, Libya'nın üretim kaybı küresel petrol fiyatlarını yukarı çekerek Türkiye'nin ithalat faturasını artırabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin Libya'da kalıcı bir siyasi çözüm için uluslararası çabalara destek vermesi ve NOC ile işbirliğini sürdürmesi stratejik önem taşıyor.