Libya'nın doğusundaki Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi tarafından atanan Merkez Bankası Başkanı Naci İsa, gerekçe belirtmeksizin istifa etti. Yerel medya kuruluşu Al-Ahrar TV'nin haberine göre İsa, istifasını doğruladı. İsa ve yardımcısı Miree El-Barasi, 2021 yılında parlamentonun onayıyla göreve getirilmişti. Bu istifa, Libya'nın zaten kırılgan olan ekonomik yapısında yeni bir belirsizlik yaratırken, ülkenin iki rakip hükümet arasındaki siyasi bölünmüşlüğünü de derinleştiriyor.
Görevden Ayrılmanın Arka Planı
Naci İsa'nın istifası, Libya'da uzun süredir devam eden siyasi krizin ortasında geldi. Ülke, biri Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) adıyla Trablus'ta, diğeri Temsilciler Meclisi'nin desteklediği hükümetle Tobruk'ta olmak üzere iki ayrı yönetim tarafından yönetiliyor. Merkez Bankası, bu bölünmüş yapıda kritik bir kurum olarak öne çıkıyor; çünkü ülkenin petrol gelirlerinin dağıtımı ve para politikası üzerinde söz sahibi.
İsa, göreve geldiği dönemde Libya dinarının değer kaybını önlemeye çalışmış ve uluslararası toplumla ilişkileri yürütmüştü. Ancak son aylarda, özellikle petrol gelirlerinin iki hükümet arasında paylaşımı konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle baskı altındaydı. Bazı kaynaklar, İsa'nın özellikle doğudaki silahlı grupların mali talepleri karşısında zorlandığını ve bu durumun istifasında etkili olabileceğini öne sürüyor.
İstifanın ardından Merkez Bankası'nın geçici yönetimi konusunda henüz bir açıklama yapılmadı. Başkan yardımcısı Miree El-Barasi'nin göreve devam edip etmeyeceği veya yeni bir başkan atanıp atanmayacağı belirsizliğini koruyor. Bu durum, Libya'nın ekonomik kararlarının alınmasında geçici bir tıkanıklık yaratabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Libya, sahip olduğu dev petrol rezervleri nedeniyle küresel enerji piyasaları için büyük önem taşıyor. Ülkenin en büyük petrol sahaları ve limanları doğuda bulunuyor ve bu bölgeler Tobruk merkezli hükümetin kontrolünde. Ancak petrol gelirlerinin merkez bankası üzerinden dağıtılması, iki taraf arasında sürekli bir gerilim kaynağı oluşturuyor.
Bölgesel olarak, Libya'daki siyasi istikrarsızlık, komşu ülkeler olan Mısır, Tunus ve Cezayir'i doğrudan etkiliyor. Ayrıca, Akdeniz'deki göç rotaları ve güvenlik dinamikleri açısından Libya, Avrupa Birliği için de kritik bir ülke konumunda. Avrupa ülkeleri, Libya'daki istikrarın sağlanması için çeşitli girişimlerde bulunmuş ancak kalıcı bir çözüm sağlanamamıştır.
Birleşmiş Milletler öncülüğünde yürütülen barış çabaları, ülkenin yeniden birleşmesi için seçimlerin yapılmasını öngörüyor. Ancak seçim takvimi belirsizliğini koruyor. Merkez Bankası başkanının istifası, bu süreci olumsuz etkileyebilecek bir faktör olarak değerlendiriliyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları da Libya'nın ekonomik görünümüne ilişkin endişelerini dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Libya ile tarihi ve stratejik bağlara sahip önemli bir ülkedir. Özellikle 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını korumada kritik bir rol oynamıştır. Merkez Bankası başkanının istifası, Libya'daki siyasi istikrarsızlığın sürdüğünü gösteriyor. Bu durum, Türkiye'nin Libya'daki yatırımlarını ve ticari ilişkilerini etkileyebileceği gibi, bölgesel güvenlik dinamiklerini de etkileyebilir. Türkiye, Libya'nın doğusundaki darbeci General Halife Hafter'e karşı Trablus merkezli hükümeti desteklemektedir. Bu nedenle, ülkedeki ekonomik kurumların istikrarı, Türkiye'nin Libya politikası açısından önemlidir. Ancak istifanın iki taraf arasındaki güç dengesini nasıl etkileyeceği belirsizdir.