Libya'daki siyasi gruplar, ülkenin uzun süredir ertelenen seçimlerini yapabilmek amacıyla ön bir anlaşma imzaladı. Ancak ülkedeki bölünmüş kurumlar ve derin yasal boşluklar, bu anlaşmanın uygulanmasını ciddi şekilde tehdit ediyor. Uzmanlar, anlaşmanın sembolik bir adım olduğunu ancak kalıcı bir siyasi çözüm için ciddi engellerin aşılması gerektiğini belirtiyor.
Anlaşmanın Detayları ve Taraflar
Anlaşma, ülkenin doğusundaki Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi ile batıdaki Trablus merkezli Devlet Yüksek Konseyi arasında, Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu'nun (UNSMIL) arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sonucunda imzalandı. İmza töreni, başkent Trablus'ta gerçekleşti ve tarafların temsilcileri, seçimlerin anayasal çerçevesini oluşturacak ilkeler üzerinde mutabık kaldıklarını açıkladı.
Anlaşma metninde, seçimlerin 2025 yılı içinde yapılması hedefleniyor ve seçim yasalarının bağımsız bir komisyon tarafından hazırlanması öngörülüyor. Ancak metinde, seçimlerin nasıl yapılacağına dair kritik ayrıntılar yer almıyor. Özellikle, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin aynı anda mı yoksa ayrı ayrı mı yapılacağı, seçim güvenliğinin kim tarafından sağlanacağı gibi konular belirsizliğini koruyor.
Taraflar arasındaki güvensizlik, anlaşmanın uygulanmasının önündeki en büyük engel. Özellikle, General Halife Hafter'e bağlı Libya Ulusal Ordusu'nun doğudaki etkinliği ve Trablus hükümetinin zayıflığı, seçimlerin adil bir ortamda yapılamayacağı endişelerini artırıyor. Ayrıca, ülkedeki silahlı milis grupların varlığı, seçim sürecinin güvenliğini tehdit ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Libya'daki bu gelişme, Kuzey Afrika ve Sahel bölgesindeki istikrar için kritik önem taşıyor. Komşu ülkeler Mısır, Tunus ve Cezayir, Libya'daki kaosun kendi güvenliklerini etkilemesinden endişe ediyor. Özellikle Mısır, doğudaki güçlü aktörlerle yakın ilişkilerini sürdürürken, Türkiye ve Katar, batıdaki hükümeti destekliyor. Bu durum, Libya'daki siyasi sürecin bölgesel bir rekabet sahnesine dönüşmesine yol açıyor.
Birleşmiş Milletler, bu anlaşmayı 'olumlu bir adım' olarak değerlendirse de, önceki girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandığını hatırlatıyor. 2021'de yapılması planlanan seçimler, anayasal belirsizlikler ve siyasi çekişmeler nedeniyle ertelenmişti. Bugüne kadar uluslararası toplumun Libya'ya yönelik çabaları, taraflar arasında kalıcı bir uzlaşma sağlayamadı. Uzmanlar, bu anlaşmanın da önceki girişimler gibi akıbetinin belirsiz olduğunu, ancak en azından diyaloğun devam ettiğini gösterdiğini ifade ediyor.
Avrupa Birliği ve ABD, Libya'daki seçimlerin zamanında yapılması çağrısında bulunarak, anlaşmanın uygulanması için teknik ve mali destek sözü verdi. Ancak bu desteklerin somut adımlara dönüşmesi, tarafların işbirliğine bağlı. Bu durum, sadece Libya'nın değil, aynı zamanda göçmen akınları ve enerji güvenliği açısından Avrupa'nın da öncelikli meselesi olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Libya'daki siyasi süreci yakından takip ediyor ve bu gelişme, Türkiye'nin Libya politikası açısından önem taşıyor. Türkiye, Trablus merkezli hükümetle yakın ilişkiler kurmuş, askeri ve ekonomik işbirliği anlaşmaları imzalamıştı. Bu nedenle, Libya'da istikrarın sağlanması, Türkiye'nin Akdeniz'deki çıkarları ve enerji politikaları için kritik. Anlaşmanın başarılı olması, Türkiye'nin bölgedeki etkisini güçlendirebilir. Ancak sürecin tıkanması, Türkiye'nin Libya'daki askeri varlığını ve nüfuzunu koruma stratejisini zorlaştırabilir. Türkiye, taraflar arasında köprü kurma rolü üstlenerek sürecin önünü açmaya çalışabilir. Bu nedenle, gelişmeler Türkiye'nin dış politika gündeminde öncelikli konular arasında yer alıyor.