Trablus'un düşüşünün üzerinden 15 yıl geçti; ancak Libya, iç savaşın ve siyasi istikrarsızlığın pençesinde kıvranmaya devam ediyor. Bu kaos ortamında, ülkenin en yetenekli ve eğitimli bireyleri, geleceklerini yurt dışında aramak zorunda kalıyor. BBC tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ülkeyi terk eden profesyonellerin büyük çoğunluğu geri dönmeyi düşünmüyor; daha da endişe verici olan, hâlihazırda Libya içinde yaşayan gençlerin önemli bir bölümünün de bu beyin göçüne katılmayı planlaması. Bu durum, ülkenin yeniden inşası için en kritik insan kaynağının yok olması anlamına geliyor.
Umutların Tükenişi: Ülkeyi Terk Eden Profesyonellerin Hikayeleri
Libya'dan ayrılanların hikayeleri, genellikle bir umut arayışıyla başlıyor. Mühendisler, doktorlar, akademisyenler ve girişimciler; güvenlik tehditleri, ekonomik çöküş ve siyasi belirsizlik nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kaldıklarını anlatıyor. Örneğin, 2011'de ülkeyi terk eden bir üniversite profesörü, "Libya'ya dönmek artık bir seçenek değil; orada yaşamak, sürekli bir gelecek kaygısı ile mücadele etmek anlamına geliyor" diyor. Aynı profesör, Avrupa'da edindiği akademik kariyerin, Libya'da karşılığının olamayacağını da sözlerine ekliyor.
Bu beyin göçünün boyutları, resmi istatistiklere de yansıyor. Uluslararası Göç Örgütü'nün verilerine göre, 2023 itibarıyla yurt dışında yaşayan Libyalıların sayısının 600 bini aştığı tahmin ediliyor. Bu sayı, ülke nüfusunun yaklaşık %9'una tekabül ediyor ve bu kişilerin çoğunluğu, ekonomik kalkınma için kritik öneme sahip olan sağlık, eğitim ve mühendislik gibi alanlarda uzmanlaşmış kişiler.
Ancak beyin göçü sadece ülkeyi terk edenleri değil, ülkede kalanları da derinden etkiliyor. Kalanlar, sağlık hizmetlerinde ve eğitimde ciddi personel eksikliği yaşandığını, üretkenliğin düştüğünü ve yenilikçi fikirlerin yeşeremediğini belirtiyor. Bu da, Libya'nın savaş sonrası toparlanma çabalarını baltalıyor.
Geleceğin Umudu Yok: Gençlerin Göç Planları
En çarpıcı bulgu ise, hâlihazırda Libya'da yaşayan gençlerin göç etme isteği. Araştırmaya katılan 18-30 yaş arasındaki Libyalıların yarısından fazlası, ilk fırsatta ülkeyi terk etmek istediğini ifade etti. Sebepler arasında işsizlik, siyasi kutuplaşma, güvenlik endişeleri ve eğitim fırsatlarının kısıtlı olması başı çekiyor.
Ülkede genç nüfusun işsizlik oranı %50'lerin üzerinde seyrediyor. Petrol zengini olmasına rağmen, ülke ekonomisi uzun süredir çeşitlendirilemiyor; bu da gençlere cazip istihdam imkanları sunamıyor. Siyasi istikrarsızlık ve silahlı grupların varlığı, yatırım ortamını da olumsuz etkiliyor. Yabancı yatırımcılar, güvenlik riskleri nedeniyle Libya'ya girmekten kaçınıyor; bu da ekonomik durgunluğu derinleştiriyor.
Uzmanlar, Libya'daki bu beyin göçünün bir kısır döngü yarattığına dikkat çekiyor. Ülke, kalkınma için gerekli olan nitelikli iş gücünü kaybettikçe, ekonomik ve siyasi istikrarı sağlama şansı da azalıyor. Bu da kalanların göç etme isteğini artırıyor. Libya'nın geleceği, bu döngüyü kırabilecek kapsamlı bir toplumsal uzlaşıya ve ekonomik reforma bağlı görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Libya'daki beyin göçü, Türkiye açısından hem bir fırsat hem de bir risk barındırıyor. Türkiye, son yıllarda Suriye, Irak ve Libya'dan gelen eğitimli göçmenler için önemli bir geçiş ve yerleşim merkezi haline geldi. Bu durum, Türkiye'nin vasıflı iş gücü havuzunu genişletebilir ve bazı sektörlerdeki açıkları kapatabilir. Ancak, Libya'daki istikrarsızlığın sürmesi, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve askeri çıkarlarını da olumsuz etkiliyor. Özellikle Türk müteahhitlik firmalarının Libya'daki projeleri ve Tika'nın kalkınma yardımları, ülkedeki güvenlik ve siyasi ortamın iyileşmesine bağlı. Dolayısıyla, Libya'nın geleceği, Türkiye'nin Akdeniz'deki stratejik konumu ve bölgesel politikaları açısından hayati önem taşıyor.