Liberya, Batı Afrika'nın en eski cumhuriyeti, şu anda benzeri görülmemiş bir uyuşturucu kriziyle sarsılıyor. Sokaklarda 'kush' olarak bilinen sentetik bir uyuşturucu, özellikle genç nüfusu etkisi altına almış durumda. Başkent Monrovia'nın gecekondu mahallelerinden orta sınıfın yaşadığı semtlere kadar uzanan bu kriz, aileleri parçalıyor, sağlık sistemini çökertiyor ve ülkenin geleceğini karartıyor. Ancak bu felaketin arkasındaki uyuşturucu tacirleri, hukukun zayıflığı ve yolsuzluk sayesinde büyük ölçüde el değmemiş durumda. Peki, bu görünmez ticaret nasıl bu kadar derinleşti ve krizin sonuçları ne olacak?
Kush'un Yükselişi ve Toplumsal Tahribat
Kush, genellikle sentetik kannabinoidlerin (Spice, K2 gibi) tütün veya diğer bitkisel maddelerle karıştırılmasıyla elde edilen bir uyuşturucudur. Liberya'da son birkaç yılda hızla yayılan kush, özellikle 15-35 yaş arası erkekler arasında bağımlılık yapıyor. Monrovia'daki sağlık görevlileri, kush kullanımının ağır psikoz, böbrek yetmezliği ve ölüme yol açtığını bildiriyor. Ancak asıl endişe verici olan, uyuşturucunun ulaşılabilirliği ve düşük fiyatı. Bir paket kush, yaklaşık 1-2 Amerikan dolarına satılıyor; bu da onu sokaktaki en kolay erişilebilir uyuşturucu haline getiriyor.
Aileler çaresiz. Çocukları kush bağımlısı olan aileler, onları tedavi ettirmek için klinik bulamıyor; mevcut tesisler ise yetersiz ve pahalı. Bazı aileler, çocuklarını evlerinden kovmak zorunda kalıyor. Gençler, işsizlik ve umutsuzluk içinde kush'a sığınıyor. Ekonomik fırsatların kısıtlı olduğu ülkede, uyuşturucu ticareti bir geçim kaynağı olarak bile görülüyor. Bu durum, krizin yalnızca bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir çöküşün göstergesi olduğunu ortaya koyuyor.
Tacirlerin Gölgesi ve Hukukun Zafiyeti
Kush ticaretinin arkasında organize suç örgütleri ve hatta siyasi bağlantılı kişiler olduğu iddia ediliyor. Uyuşturucu, genellikle Nijerya ve Gana üzerinden ülkeye sokuluyor; ancak Liberya'nın zayıf sınır kontrolü ve yolsuzluk, bu ticareti kolaylaştırıyor. Polis, zaman zaman uyuşturucu operasyonları düzenlese de, yakalananlar genellikle küçük satıcılar oluyor. Uyuşturucu baronları, lüks araçları ve korumalarıyla Monrovia'da özgürce dolaşıyor. Halk, bu durumun yetkililerin göz yummasıyla mümkün olduğuna inanıyor. 2022'de hükümet tarafından kurulan Ulusal Uyuşturucu Kontrolü Ajansı'nın (NDCA) bütçesi yetersiz ve personel sayısı az; ayrıca, kush'un yasal çerçevesi hala belirsiz.
Krizin bölgesel bir boyutu da var. Batı Afrika, küresel kokain ve eroin ticaretinin geçiş güzergahı olarak biliniyor ve sentetik uyuşturucuların üretimi de artıyor. Liberya'daki kush krizi, komşu ülkeleri de etkileme potansiyeli taşıyor. Sierra Leone ve Gine'de benzer sentetik uyuşturucu kullanımının arttığına dair raporlar mevcut. Bu durum, bölgesel bir halk sağlığı acil durumunun habercisi olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika kıtasıyla artan ekonomik ve diplomatik ilişkileri çerçevesinde Liberya'daki istikrarı yakından takip etmektedir. Türkiye'nin kıtadaki etkinliği, kalkınma yardımları ve ticaret anlaşmalarıyla artarken, uyuşturucu krizi gibi toplumsal sorunlar bölgesel güvenliği tehdit edebilir. Ayrıca, Batı Afrika'dan Avrupa'ya uzanan uyuşturucu kaçakçılığı rotalarının Türkiye'yi de etkileyebileceği göz ardı edilmemelidir. Türkiye'nin bu ülkelerle iş birliği yaparak sınır güvenliği ve uyuşturucuyla mücadele alanında ortak projeler geliştirmesi, hem bölgesel istikrar hem de kendi ulusal güvenliği açısından önem taşımaktadır. Bu kriz, kırılgan devlet yapılarının küresel suç ağlarına nasıl zemin hazırladığını göstermesi açısından da Türk dış politikası için bir ders niteliğindedir.