Laos'ta Çin turizminin hızla artması, yasa dışı yaban hayatı ticaretini de beraberinde büyütüyor. Yeni bir yüksek hızlı tren hattının ülkeye milyonlarca ziyaretçi getirmesiyle birlikte, pangolin pulları, gergedan boynuzu ve fil dişi gibi nesli tükenmekte olan türlerden elde edilen ürünler gizli dükkanlarda ve restoranlarda satılıyor. Gizli kamera kayıtları, Çinli aktivistlerle işbirliği içinde yürütülen bir soruşturma sonucunda ortaya çıkarıldı. Bu ticaret, hem Laos'un biyolojik çeşitliliğini tehdit ediyor hem de küresel kaçakçılık ağlarını besliyor.
Yeni demiryolu hattı ve kaçakçılık bağlantısı
Çin-Laos demiryolu, Aralık 2021'de faaliyete geçti ve iki ülke arasındaki seyahat süresini önemli ölçüde kısalttı. Bu durum, yalnızca turist akışını artırmakla kalmadı, aynı zamanda yasadışı malların taşınmasını da kolaylaştırdı. Soruşturma kapsamında, Vientiane'nin gizli noktalarında ve Çin sınırı yakınlarındaki yerleşimlerde yapılan operasyonlarda, tüccarların nadir hayvan parçalarını yüksek fiyatlarla sattığı tespit edildi. Özellikle pangolin pulları geleneksel Çin tıbbında kullanılırken, gergedan boynuzu ve fildişi lüks eşya olarak talep görüyor. Aktivistler, bu durumun Laos'taki zaten kırılgan olan ekosistemi daha da tehlikeye attığını belirtiyor.
Yerel yetkililer, kaçakçılıkla mücadelede yetersiz kaldıklarını kabul ederken, Çinli turistlerin bilinçsiz tüketim alışkanlıkları da eleştiriliyor. Çin hükümeti, 2017'den bu yana yaban hayatı ticaretine karşı sert önlemler almış olsa da, Laos gibi komşu ülkelerdeki denetim zafiyeti, kaçakçıların boşluklardan yararlanmasına olanak tanıyor. Ayrıca, internet üzerinden sipariş ve kargo hizmetleri, fiziksel kontrolü daha da zorlaştırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu sorun yalnızca Laos'u değil, tüm Güneydoğu Asya'yı etkiliyor. Bölge, yaban hayatı kaçakçılığı için önemli bir geçiş noktası olarak biliniyor. Çin'in artan ekonomik nüfuzu, turizm ve altyapı projeleriyle birlikte bölgedeki yasa dışı ticareti de şekillendiriyor. Küresel ölçekte ise, nesli tükenmekte olan türlerin korunmasına yönelik uluslararası anlaşmalar (CITES) bulunmasına rağmen, uygulama eksiklikleri devam ediyor. Uzmanlar, talep tarafında eğitim ve farkındalık çalışmalarının yanı sıra, arz tarafında da daha sıkı denetimler gerektiğini vurguluyor. Bu haber, küresel bir çevre krizine dikkat çekiyor: Ekonomik kalkınma ile doğal yaşamın korunması arasındaki hassas denge.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yaban hayatı kaçakçılığı konusunda hem hedef hem de geçiş ülkesi konumundadır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, CITES kapsamında denetimler yapsa da, özellikle İstanbul Havalimanı gibi büyük merkezler üzerinden Asya ve Afrika'dan gelen ürünlerin Avrupa'ya aktarılması riski bulunuyor. Laos'taki bu gelişme, Türkiye'nin kaçakçılıkla mücadelede uluslararası işbirliğini artırması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki altyapı projelerinin çevresel etkileri, Türkiye'nin de benzer projelerde sürdürülebilirlik önlemleri alması için bir uyarı niteliği taşıyor. Türk kamuoyu, bu tür haberlerle yaban hayatı koruma bilincini pekiştirebilir ve kaçak avcılığa karşı daha duyarlı hale gelebilir.