ABD’nin en büyük savunma sanayii şirketlerinden L3Harris Technologies Inc., bünyesindeki füze üretim birimi Axyv’in halka arzına (IPO) liderlik etmesi için JPMorgan Chase ve Morgan Stanley’i seçti. Konuya yakın kaynaklar, sürecin henüz erken aşamada olduğunu ve halka arzın 2025 yılı sonuna kadar gerçekleşebileceğini belirtiyor. Axyv, özellikle uzun menzilli hassas güdümlü mühimmatlar ve hipersonik silah sistemleri üzerinde çalışıyor. Bu adım, L3Harris’in savunma portföyünü yeniden yapılandırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı: Stratejik Bir Ayrışma
L3Harris, 2019 yılında L3 Technologies ve Harris Corporation’ın birleşmesiyle ortaya çıktı ve o tarihten bu yana bir dizi bölünme ve satın alma işlemi gerçekleştirdi. Şirket, 2023 yılında Axyv’i bağımsız bir iş birimi olarak yapılandırmıştı. Axyv, ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) artan füze stoku talepleri doğrultusunda, GMLRS (Guided Multiple Launch Rocket System) ve JASSM (Joint Air-to-Surface Standoff Missile) gibi kritik sistemlerin üretimini üstleniyor. Şirket yetkilileri, Axyv’in ayrı bir kamu şirketi olarak daha fazla yatırım çekebileceğini ve daha hızlı büyüyebileceğini ifade ediyor. IPO’dan elde edilecek gelirin bir kısmının L3Harris’in temel faaliyet alanlarına –iletişim, elektronik harp ve görüntüleme sistemleri– aktarılması planlanıyor.
Uzmanlar, bu tür bir bölünmenin savunma sanayiinde nadir olmadığını, özellikle yüksek talep gören alt birimlerin değerini maksimize etmek için sıkça başvurulan bir yöntem olduğunu belirtiyor. Örneğin, Northrop Grumman’ın 2020’de uzay birimini, RTX’in (eski adıyla Raytheon Technologies) ise 2023’te yapı malzemeleri birimini ayrı şirketlere dönüştürmesi benzer stratejiler arasında sayılıyor. L3Harris’in CEO’su Christopher Kubasik, daha önce yaptığı açıklamada “Axyv’in büyüme potansiyeli, ana şirketten bağımsız olarak daha iyi değerlendirilebilir” demişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Silahlanma Yarışının Yansımaları
Axyv’in halka arzı, küresel silahlanma yarışının hız kazandığı bir döneme denk geliyor. Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail-Hamas çatışması ve Çin’in askeri modernizasyonu, hassas güdümlü mühimmat ve füze sistemlerine olan talebi zirveye taşıdı. ABD, 2025 mali yılı savunma bütçesinde mühimmat alımlarına rekor düzeyde kaynak ayırdı. Pentagon’un uzun vadeli planları kapsamında JASSM ve LRASM (Long Range Anti-Ship Missile) gibi sistemlerin üretiminin iki katına çıkarılması hedefleniyor. Bu bağlamda Axyv, kritik bir tedarikçi konumunda. IPO’nun başarısı, savunma sektörü yatırımlarının ne kadar kârlı olduğuna dair önemli bir gösterge olacak.
Öte yandan, bazı analistler halka arzın zamanlaması konusunda temkinli. Savunma hisseleri, jeopolitik risklere karşı hassas ve bir çatışma ortamının yumuşaması durumunda değer kaybedebilir. Ancak NATO’nun savunma harcamalarını GSYH’nin %2’sine çıkarma taahhüdü ve Asya-Pasifik’teki gerginlikler, talebin orta vadede yüksek kalacağını gösteriyor. JPMorgan ve Morgan Stanley’nin bu IPO’yu üstlenmesi, Wall Street’in savunma sektörüne olan güveninin bir işareti olarak yorumlanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Axyv’in halka arzı, Türkiye’nin savunma sanayii için doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel füze pazarındaki rekabeti artıracak. Türkiye, özellikle SOM (Stand-off Missile) ve TRG-300 gibi yerli füze sistemlerinde önemli ilerleme kaydetti. ABD’li bir devin füze birimini ayrı bir şirket olarak güçlendirmesi, Ankara’nın ihracat pazarlarında daha fazla rekabetle karşılaşabileceği anlamına geliyor. Ayrıca, bu gelişme NATO içindeki mühimmat tedarik zincirinin çeşitlenmesine katkı sağlayabilir. Türkiye’nin bu trendi yakından takip etmesi ve kendi füze programlarını ticarileştirme stratejilerini gözden geçirmesi faydalı olacaktır.