Eski Arizona Senatörü Kyrsten Sinema (bağımsız), Kuzey Carolina'nın "yuva yıkıcı" (homewrecker) yasası kapsamında dava edilebilir. Federal yargıç, Cuma günü verdiği kararla Sinema'nın 2024 yılında güvenlik ekibinde görevli evli bir kişiyle yaşadığı romantik ilişki nedeniyle açılan davada yargılanabileceğine hükmetti. Sinema, Matthew Ammel ile ilişkisini kabul etmiş, ancak avukatları davanın düşürülmesi için çeşitli hukuki argümanlar öne sürmüştü. Karar, Kuzey Carolina'nın "kalp kırıcı" olarak da bilinen ve üçüncü kişilerin evlilikleri yıktığı iddiasıyla tazminat ödenmesini öngören yasasının ünlü bir siyasetçiye uygulanması açısından emsal teşkil ediyor.
Davanın Arka Planı ve Hukuki Süreç
Kuzey Carolina'da yürürlükte olan ve resmi adı "Alienation of Affection" (Sevginin Yabancılaştırılması) olan yasa, bir kişinin evliliğine zarar veren üçüncü şahıslara karşı dava açılmasına imkan tanıyor. Bu yasa, eşlerden birinin duygusal veya cinsel ilişki yaşadığı kişiye karşı maddi tazminat talebiyle dava açılmasını mümkün kılıyor. Sinema'nın avukatları, federal yargıcın kararına itiraz ederek, Sinema'nın Kuzey Carolina'da ikamet etmediğini ve olayların eyalet dışında gerçekleştiğini savunmuştu. Ancak mahkeme, iddia edilen ilişkinin bir kısmının Kuzey Carolina'da yaşanmış olabileceği gerekçesiyle yetki itirazını reddetti. Davacı taraf, Sinema'nın Ammel ile olan ilişkisinin kendi evliliğine zarar verdiğini öne sürüyor.
Sinema, 2024 yılında ilişkiyi kamuoyuna açıklamış, ancak bunun Ammel'in evliliği üzerindeki etkisini reddetmişti. Ammel, Sinema'nın güvenlik ekibinde görevliydi ve evliydi. Olayın ortaya çıkmasıyla birlikte Sinema, senato kariyerini sonlandırma kararı almış ve 2024 seçimlerinde aday olmamıştı. Sinema, 2019-2025 yılları arasında Arizona'yı temsil etmiş, önce Demokrat Parti'den seçilmiş, 2022'de partiden ayrılarak bağımsız olmuştu.
Hukuk uzmanları, bu davanın Kuzey Carolina'nın sıra dışı yasasının ne kadar geniş bir coğrafyada uygulanabileceğine dair önemli bir test olacağını belirtiyor. Yasa, ABD'de yalnızca birkaç eyalette bulunuyor ve genellikle ünlüler veya yüksek profilli kişiler aleyhine açılan davalarla gündeme geliyor. Sinema'nın davası, siyasi bir figürün kişisel ilişkisi nedeniyle hukuki ve mali sorumlulukla karşılaşabileceğini gösteriyor. Dava, aynı zamanda kamu görevlilerinin özel hayatlarının ne ölçüde yargı konusu olabileceği tartışmasını da beraberinde getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de eyalet yasalarının kişisel ilişkileri düzenleme biçimi, diğer ülkelerdeki benzer uygulamalardan farklılık gösteriyor. "Yuva yıkıcı" yasaları, özellikle muhafazakar eyaletlerde evlilik kurumunu koruma amacı taşıyor. Sinema davası, ABD'de siyasetçilerin özel hayatlarına yönelik artan ilgi ve hukuki müdahale eğiliminin bir yansıması olarak görülebilir. Ayrıca, davanın federal mahkemeye taşınması, eyaletler arası yetki tartışmalarını gündeme getiriyor. Uluslararası alanda ise, bu tür davalar nadiren görülüyor; birçok ülkede evlilik dışı ilişkiler hukuki değil, ahlaki bir mesele olarak değerlendiriliyor. Ancak ABD'de tazminat davaları, kamuoyu önünde itibar kaybına uğrayan eşler için bir telafi yolu olarak işlev görüyor. Bu dava, benzer yasaların bulunduğu diğer ülkelerde de tartışmalara yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de bir siyasetçinin özel ilişkisi nedeniyle yargılanabilmesi, Türkiye'deki hukuk ve siyaset gündemiyle doğrudan örtüşmüyor; ancak küresel ölçekte siyasetçilerin özel hayatlarına yönelik artan hukuki müdahaleler, Türkiye'deki kamuoyu tartışmalarına da yansıyabilir. Türkiye'de evlilik dışı ilişkiler tazminat davasına konu olabiliyor, fakat "yuva yıkıcı" benzeri özel bir yasa bulunmuyor. Bu dava, ABD'de eyalet yasalarının ne kadar geniş yorumlanabileceğini gösterirken, Türkiye için doğrudan bir dış politika veya güvenlik sonucu doğurmuyor. Yine de ABD iç siyasetindeki bu tür gelişmeler, Türkiye'nin Washington ile yürüttüğü diplomatik ilişkilerdeki genel istikrarı etkilemez; ancak Amerikan kamuoyunun siyasetçilere bakışını yansıtması açısından dikkatle izlenebilir.