Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), Kuzey Nijerya'da 17 milyondan fazla insanın şiddetli açlıkla karşı karşıya olduğunu ve durumun son on yılın en kötü seviyesine ulaştığını açıkladı. Perşembe günü yapılan açıklamada, çatışmalardan etkilenen dokuz eyalette gıda güvensizliğinin kritik boyutlara ulaştığı, şiddet olayları ve fon kesintilerinin krizi derinleştirdiği belirtildi. WFP, bölgede acil yardım çağrısında bulunurken, uluslararası toplumun harekete geçmemesi halinde felaket boyutunda bir insani krizin kaçınılmaz olduğu uyarısında bulundu.
Krizin arka planı ve boyutları
Kuzey Nijerya, uzun yıllardır Boko Haram ve diğer silahlı grupların saldırıları nedeniyle istikrarsızlık yaşıyor. Bu durum, tarımsal üretimi sekteye uğratmış, milyonlarca insanı yerinden etmiş ve gıda tedarik zincirlerini bozmuştur. WFP'nin verilerine göre, Borno, Adamawa ve Yobe eyaletleri krizin en yoğun yaşandığı bölgeler olarak öne çıkıyor. Bu eyaletlerde beş yaş altı çocuklarda akut yetersiz beslenme oranı yüzde 15'i aşmış durumda.
WFP ülke direktörü Chris Nikoi yaptığı açıklamada, "Bölgede gıda güvensizliği alarm verici bir hızla artıyor. Her geçen gün daha fazla aile açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor" ifadelerini kullandı. Nikoi, mevcut fon eksikliği nedeniyle WFP'nin gıda yardımlarını kısmak zorunda kaldığını, bunun da insani dramı derinleştirdiğini vurguladı. WFP'nin 2024 yılı için bölgede sadece yüzde 40'ı finanse edilen bir bütçesi bulunuyor.
Nijerya hükümeti, krizle mücadele için tarım reformları ve gıda dağıtım programları başlatsa da, yolsuzluk ve lojistik sorunlar bu çabaları baltalıyor. Yerel yetkililere göre, gıda yardımlarının bir kısmı çatışma bölgelerindeki güvenlik sorunları nedeniyle ihtiyaç sahiplerine ulaşamıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kuzey Nijerya'daki açlık krizi sadece Nijerya'yı değil, tüm Sahel bölgesini etkiliyor. Çatışmaların yanı sıra iklim değişikliğine bağlı kuraklık ve seller, tarımsal verimi düşürerek bölge genelinde gıda fiyatlarının yükselmesine neden oluyor. Nijer, Çad ve Kamerun gibi komşu ülkeler de benzer sorunlarla boğuşuyor. WFP, Sahel bölgesinde 2024'te 30 milyondan fazla insanın acil gıda yardımına ihtiyaç duyduğunu tahmin ediyor.
Uluslararası toplumun krize müdahalesi yetersiz kalıyor. ABD, AB ve diğer bağışçı ülkeler fon sağlasa da, ihtiyaçlar karşısında bu yardımların yetersiz olduğu belirtiliyor. BM, Nijerya için 2024 İnsani Müdahale Planı kapsamında 1,3 milyar dolar talep ederken, bu miktarın sadece yüzde 30'u karşılanabildi. Bu durum, WFP ve diğer insani yardım kuruluşlarını zor durumda bırakıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kuzey Nijerya'daki açlık krizi, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesine yönelik insani diplomasi ve kalkınma işbirliği politikaları açısından önemli bir sınavdır. Türkiye, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve AFAD gibi kurumları aracılığıyla bölgeye gıda yardımı ve tarımsal kalkınma desteği sağlamaktadır. Ancak krizin derinleşmesi, Türkiye'nin bu yardımları artırmasını veya yeni girişimler başlatmasını gerektirebilir. Ayrıca, Nijerya ile gelişen ticari ilişkiler ve enerji işbirliği düşünüldüğünde, istikrarlı bir Nijerya Türkiye'nin çıkarınadır. Bölgede artan terör ve korsanlık faaliyetleri, Türk şirketlerinin yatırımlarını ve deniz ticaret rotalarını da tehdit etmektedir. Bu nedenle, krizin bölgesel güvenlik ve ekonomiye etkileri Türkiye tarafından yakından takip edilmelidir.