Güney Kore merkez bankasının tahminlerine göre, Kuzey Kore ekonomisi 2025 yılında üst üste üçüncü kez büyüme kaydetti. Bu büyümede, Rusya'ya yapılan silah ihracatı, Çin ile artan ticaret ve Kim Jong Un'un bölgesel endüstrileri geliştirme çabaları etkili oldu. Kuzey Kore'nin gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) geçen yıl yaklaşık yüzde 3 büyüdüğü bildirildi. Bu, uluslararası yaptırımlara rağmen ülkenin ekonomik olarak dışa bağımlılığını ve jeopolitik konumunu gözler önüne seriyor.
Gelişmenin arka planı: İkili ilişkiler ve ticaret dinamikleri
Güney Kore Merkez Bankası'nın (BOK) açıkladığı verilere göre, Kuzey Kore ekonomisi 2023'te yüzde 3,1, 2024'te ise yüzde 3,6 büyümüştü. 2025'teki büyümenin sürdürülebilirliği, özellikle Rusya'ya yapılan silah sevkiyatlarının artmasıyla sağlandı. Kuzey Kore'nin Rusya'ya mühimmat ve silah sağladığı, bunun karşılığında gıda, yakıt ve teknoloji desteği aldığı belirtiliyor. Ayrıca, Çin ile ticaret hacminin 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 15 artarak 3 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Kim Jong Un yönetimi, bölgesel endüstriyel gelişimi teşvik ederek yerel üretimi artırmaya çalışıyor; ancak yaptırımlar ve altyapı eksiklikleri nedeniyle ekonominin büyük ölçüde dışa bağımlı kaldığı görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Yaptırımların gölgesinde ekonomik manevra
Bu ekonomik büyüme, Kuzey Kore'nin uluslararası yaptırımlar altında bile dış ticaret ve silah satışı yoluyla gelir elde edebildiğini gösteriyor. Uzmanlar, Rusya ile artan askeri iş birliğinin, Kuzey Kore'nin nükleer ve balistik füze programlarını finanse etmesine olanak sağladığını belirtiyor. Bu durum, bölgesel güvenlik açısından endişe verici olarak değerlendirilirken, Çin'in Kuzey Kore ekonomisindeki belirleyici rolünü de teyit ediyor. Özellikle ABD ve müttefiklerinin yaptırımlarına rağmen, Kuzey Kore'nin büyüme kaydetmesi, uluslararası toplumun baskı araçlarının etkinliğini sorgulatıyor. Bu dinamikler, Kuzeydoğu Asya'daki güç dengesini ve gelecekteki diplomasi çabalarını etkileme potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kuzey Kore ekonomisindeki bu büyüme, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel ekonomik ve jeopolitik sonuçları itibarıyla önem taşıyor. Türkiye, Kuzey Kore'ye yönelik uluslararası yaptırımları destekleyen ülkeler arasında yer alıyor; ancak bu tür gelişmeler, yaptırımların etkisinin sınırlı olduğunu ve ülkelerin farklı kanallardan ekonomik büyüme sağlayabileceğini gösteriyor. Ayrıca, Rusya'nın Kuzey Kore ile artan askeri iş birliği, Türkiye'nin de yakından izlediği Karadeniz ve Avrasya güvenlik dengelerini etkileyebilir. Türkiye, Birleşmiş Milletler yaptırımlarına uyum konusunda dikkatli davranırken, bölgesel istikrarın sağlanması için çok taraflı diplomasiyi desteklemektedir. Bu bağlamda, Kuzey Kore'nin ekonomik durumu, küresel güç mücadelelerinin ve yaptırım politikalarının karmaşıklığını bir kez daha gözler önüne seriyor.