Kuzey Kore Başbakanı Pak Thae-song, iki ülke arasındaki dostluk anlaşmasının yıl dönümü kutlamaları kapsamında bugün Çin'e hareket ediyor. Üç gün sürmesi planlanan ziyaret, Soğuk Savaş döneminden bu yana müttefik olan iki ülke arasındaki ilişkilerin canlanmasına işaret ediyor. Bu yıl, Çin ile Kuzey Kore arasındaki Dostluk, İşbirliği ve Karşılıklı Yardım Anlaşması'nın imzalanmasının 65. yılı. Anlaşma, 1961 yılında imzalanmış ve iki ülke arasındaki askeri ittifakın temelini oluşturuyordu. Ziyaretin, Kuzey Kore'nin uluslararası yaptırımlar altında ekonomik destek arayışında olduğu bir döneme denk gelmesi dikkat çekiyor.
Ziyaretin arka planı: Eski müttefikler yeni bir döneme mi giriyor?
Pak Thae-song'un Pekin ziyareti, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un son yıllarda Çin'le olan ilişkilerini yeniden canlandırma çabalarının bir parçası. Kim, geçtiğimiz yıllarda Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile birkaç kez bir araya gelmiş, ancak pandemi ve Kuzey Kore'nin sınırlarını kapatması diplomatik temasları sınırlamıştı. Şimdi ise hem Çin hem de Kuzey Kore, Kore Savaşı'nın bitiminden bu yana devam eden ittifakı güçlendirmek istiyor. Çin, Kuzey Kore'nin en büyük ticaret ortağı ve diplomatik destekçisi konumunda. Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Çin, Kuzey Kore'ye yönelik yaptırımların hafifletilmesi veya kaldırılması yönünde oy kullanarak Pyongyang'ın en önemli hamisi olarak öne çıkıyor. Ziyaret sırasında iki ülke arasında ekonomik işbirliği anlaşmaları imzalanması ve altyapı projelerinde ortaklık duyurulması bekleniyor.
Kuzey Kore, nükleer programı nedeniyle uluslararası toplumun yaptırımlarına maruz kalırken, Çin'in bu yaptırımları delme konusunda isteksiz olduğu biliniyor. Ancak Pekin, Kuzey Kore'yi tamamen yalnız bırakmayarak istikrarı korumayı hedefliyor. Bu ziyaret, Kuzey Kore'nin Çin'den daha fazla ekonomik yardım ve yatırım çekme girişimi olarak da yorumlanıyor. Öte yandan Çin, Kuzey Kore'yi Kore Yarımadası'ndaki istikrar için bir tampon bölge olarak görüyor ve Pyongyang'ın çökmesini istemiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Kore Yarımadası'nda denge arayışı
Kuzey Kore ve Çin arasındaki bu yakınlaşma, ABD ve müttefiklerinin bölgedeki askeri varlığı ve Kuzey Kore'nin nükleer silahsızlandırılmasına yönelik çabalar bağlamında önem taşıyor. ABD, Kuzey Kore'nin nükleer programını durdurması için baskı yaparken, Çin'in bu süreçteki rolü kritik. Çin'in Kuzey Kore üzerindeki etkisi, Washington için hem bir fırsat hem de bir tehdit oluşturuyor. Ziyaretin, Kuzey Kore'nin son dönemdeki balistik füze denemeleri ve ABD-Çin arasındaki ticaret savaşlarının gölgesinde gerçekleşmesi dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu ziyaretin Kuzey Kore'nin uluslararası izolasyonunu kırmaya yönelik bir adım olduğunu, ancak Çin'in Kuzey Kore'yi tam anlamıyla kucağına almasının beklenmediğini belirtiyor. Çin, Güney Kore ve ABD ile de ilişkilerini dengelemek zorunda olduğundan, Kuzey Kore'ye verdiği desteğin sınırları var. Bununla birlikte, iki ülke arasındaki savunma anlaşmasının yıl dönümü, askeri işbirliğinin simgesel olarak yeniden vurgulanmasına sahne oluyor. Bölgede Japonya ve Güney Kore'nin de bu gelişmeyi yakından izlediği bildiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Kuzey Kore ve Çin arasındaki diplomatik temaslara doğrudan bir müdahil olmasa da, bu gelişme küresel güç dengeleri açısından önem taşıyor. Çin'in Asya-Pasifik'te artan nüfuzu, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Avrasya jeopolitiğini etkiliyor. Türkiye, Kuzey Kore ile sınırlı da olsa ticari ve diplomatik ilişkilere sahip. Kuzey Kore'nin izolasyonunun kırılması, Türkiye'nin bölgeye yönelik dış politika hamlelerinde yeni fırsatlar veya kısıtlar yaratabilir. Özellikle Türkiye'nin NATO üyeliği ve ABD ile ilişkileri göz önüne alındığında, Çin-Kuzey Kore ittifakının güçlenmesi, Ankara'nın Asya'daki denge politikasını yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Ayrıca, Kuzey Kore'nin nükleer programının yarattığı tehdit, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını dolaylı olarak etkiliyor: nükleer silahların yayılması, Türkiye'nin de içinde olduğu bölgelerde istikrarsızlığı artırabilir.