Kuzey İrlanda'nın Moygashel kasabasında, 11 Temmuz gecesi yakılmak üzere hazırlanan bir sadıkçı ateşinin tepesine yerleştirilen cami maketi, ülkede büyük tepki çekti. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), bu eylemi 'Müslüman karşıtı nefreti körüklemeye yönelik bariz bir girişim' olarak nitelerken, Kuzey İrlanda Polis Teşkilatı (PSNI) olayla ilgili soruşturma başlattı. Protestan sadıkçıların her yıl 11-12 Temmuz'da düzenlediği Boyne Savaşı'nı anma ateşleri, son yıllarda göçmen ve dini azınlıklara yönelik sembollerle tartışma konusu oluyor.
Sadıkçı ateşleri ve nefret sembolleri
Kuzey İrlanda'da her yıl 11 Temmuz gecesi, Protestan sadıkçı gruplar, 1690'daki Boyne Savaşı'nı anmak için büyük ateşler yakar. Ancak son yıllarda bu ateşlerin üzerine yerleştirilen Katolik, İrlanda Cumhuriyetçisi veya Müslüman semboller, toplumsal gerilimi artırıyor. Bu yıl Moygashel'deki ateşte kullanılan cami maketi, beyaz bir minare ve kubbeden oluşuyor. Sosyal medyada yayılan görüntüler, maketin 'No Surrender' (Teslim Olmayın) yazılı bir pankartla süslendiğini gösteriyor. Kuzey İrlanda İslam Konseyi olayı 'iğrenç ve korkakça' olarak tanımlarken, Sinn Féin milletvekili John O'Dowd, 'Bu tür eylemler toplumumuzda yeri olmayan nefreti besliyor' dedi.
PSNI, olayla ilgili şikayet üzerine inceleme başlattığını ancak henüz gözaltı yapılmadığını açıkladı. Sadıkçı grupların liderleri ise ateşlerin geleneksel olduğunu, sembollerin sadece 'Protestan kimliğini' yansıttığını savunuyor. Ancak Amnesty International'in Kuzey İrlanda direktörü Patrick Corrigan, 'Bu, azınlıkları hedef alan sistematik bir nefret söyleminin parçası. Yetkililerin bu tür kışkırtmalara karşı daha sert önlem alması gerek' diyerek tepki gösterdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Birleşik Krallık'ta İslam karşıtı eylemler son yıllarda artış gösteriyor. 2023'te Galler'de bir camiye domuz başı bırakılması, 2024'te Londra'da Müslümanlara yönelik saldırılar, yükselen İslamofobi'nin işaretleri olarak değerlendiriliyor. Kuzey İrlanda özelinde ise sadıkçı ateşleri, 1998 Hayırlı Cuma Anlaşması sonrası azalan mezhepsel gerilimi yeniden canlandırma potansiyeli taşıyor. Cami maketi olayı, sadece Müslümanları değil, Katolikleri de rahatsız etti. Kilise liderleri, 'Bu tür semboller barış sürecine zarar verir' uyarısı yaptı.
Uluslararası toplum da olaya tepki gösterdi. ABD'deki Müslüman hakları örgütü CAIR, 'Nefretin normalleştirilmesine karşı çıkılmalı' derken, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) konuyu gündemine aldı. Birleşmiş Milletler Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi, Birleşik Krallık'tan nefret suçlarıyla mücadelede daha etkili adımlar atmasını istedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'nin Avrupa'da yükselen İslam karşıtlığına karşı yürüttüğü diplomatik çabaları bir kez daha gündeme getiriyor. Türkiye, İİT ve Avrupa Konseyi nezdinde İslamofobi'ye karşı farkındalık yaratılması için aktif rol oynuyor. Kuzey İrlanda'daki bu tür sembolik eylemler, Türk dış politikasının Müslüman azınlıkların haklarını savunma söylemini güçlendiriyor. Ayrıca, Birleşik Krallık'ın Kuzey İrlanda'daki barış sürecini tehlikeye atan bu tür olaylara karşı daha duyarlı olması, Türkiye'nin bölgesel istikrar vurgusuyla örtüşüyor. Ancak olayın doğrudan Türkiye'ye yansıması sınırlı; daha çok küresel İslamofobi tartışmaları bağlamında önem taşıyor.