Kuzey İrlanda'da, her yıl 12 Temmuz'da Protestan Kral III. William'ın Katolik Kral II. James'e karşı kazandığı Boyne Muharebesi'ni anmak için yakılan geleneksel anıt ateşlerinden birinin tepesine, bir cami maketi yerleştirildi. Belfast'ın güneyindeki bir bölgede hazırlanan ve yüksekliği 15 metreye ulaşan dev ateş yığınının en üstünde, yaklaşık 2 metre boyundaki cami maketi dikkat çekiyor. Olay, bölgedeki Katolik ve Protestan topluluklar arasında zaten var olan gerginliği daha da tırmandırdı.
Gelişmenin arka planı: Mezhep ayrılıklarının sembolik ifadesi
"Sadıklar" olarak bilinen İngiliz yanlısı Protestan topluluk, her yıl Temmuz ayında Boyne Muharebesi'nin yıl dönümünü kutluyor. Bu kutlamaların merkezinde, genellikle palet ve lastiklerden oluşan dev ateşlerin yakılması yer alıyor. Ancak son yıllarda bazı ateşlerin tepesine, İrlanda bayrağı, Katolik sembolleri veya İskoç bağımsızlık yanlılarının sembolleri gibi kışkırtıcı öğeler konulmaya başlandı. Bu yıl bir grup sadık, ateşin en tepesine yeşil kubbeli ve minaresi olan bir cami maketi yerleştirdi. Yerel medyaya konuşan bir sözcü, bunun "Kuzey İrlanda'da İslam'ın yayılmasına karşı bir protesto" olduğunu iddia etti. Oysa bölgede Müslüman nüfus oldukça az; 2021 nüfus sayımına göre Kuzey İrlanda'da yaşayan Müslümanların oranı yüzde 1'in altında.
Olayın ardından Kuzey İrlanda Polis Teşkilatı (PSNI) ateşi yakan grubun kimliğini belirlemek için soruşturma başlattı. İrlanda Cumhuriyeti hükümeti de olayı kınarken, Kuzey İrlanda'nın Katolik ve milliyetçi partisi Sinn Féin'in milletvekili John Finucane, bu tür eylemlerin "toplumları birbirinden uzaklaştırdığını ve nefret söylemini körüklediğini" söyledi. Kuzey İrlanda İslam Merkezi ise yaptığı açıklamada, "Bu tür kışkırtmalara karşı sağduyulu olunması çağrısında bulunuyoruz" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut: Sembolik eylemlerin ötesinde bir gerilim
Bu olay, Kuzey İrlanda'da 1998 Good Friday Anlaşması ile büyük ölçüde sona eren mezhep çatışmalarının hala canlı olduğunu gösteriyor. 12 Temmuz kutlamaları her yıl bazı Katolik mahallelerinde huzursuzluğa yol açarken, son yıllarda bu tür sembolik saldırıların hedefi artık sadece Katolikler değil, aynı zamanda göçmenler ve Müslümanlar da olabiliyor. Brexit sonrası Kuzey İrlanda'nın statüsüyle ilgili tartışmalar iki toplum arasındaki kutuplaşmayı artırdı. İngiliz yanlısı sadıklar, Kuzey İrlanda'nın Birleşik Krallık'ın parçası olarak kalmasını isterken, İrlanda cumhuriyetçileri birleşik bir İrlanda hedefliyor. Bu siyasi ayrışmaya dini ve kültürel boyutlar eklenince sembolik eylemler kolayca tırmanabiliyor.
Küresel ölçekte bakıldığında, İslam karşıtlığı Avrupa'da ve özellikle İngiltere'de giderek artıyor. İçişleri Bakanlığı verilerine göre İngiltere'de 2023'te kaydedilen İslam karşıtı nefret suçları bir önceki yıla göre yüzde 26 arttı. Bu tür olaylar, Avrupa Birliği'nin de dikkatle izlediği bir konu haline geldi. Kuzey İrlanda'daki bu son eylem, münferit bir kışkırtma olarak kalsa bile, toplumsal barışa yönelik tehditleri görünür kılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Müslüman çoğunluğa sahip bir ülke olarak İslam karşıtlığını yakından takip ediyor. Kuzey İrlanda gibi bir bölgede dini sembollere yönelik saygısızlık, Avrupa genelinde yükselen yabancı düşmanlığının bir yansımasıdır. Ankara, bu tür olayları düzenli olarak kınamakta ve uluslararası platformlarda İslamofobi ile mücadele çağrısı yapmaktadır. Ayrıca, İngiltere ile ticari ve diplomatik ilişkileri bulunan Türkiye, Kuzey İrlanda'daki istikrarın sürmesinden yanadır. Bu tür kışkırtmalar, Türkiye'nin Avrupa Konseyi ve BM nezdinde yürüttüğü medeniyetler ittifakı girişimlerinin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.