Kuzey Carolina'nın St. Pauls kentinde yaşayanlar, bölgedeki bir çöp depolama alanının yeraltı sularını ve içme suyu kaynaklarını kirlettiği gerekçesiyle eyalet yetkililerine karşı toplu dava açtı. 75 yaşındaki Viv Tolson Wayne, evinin önündeki büyük akşam yemeği çanını çalarak komşularını topladı ve kalabalığa seslendi: 'Biz sadece temiz su istiyoruz.' Bu talep, onlarca yıldır kimyasal atıklarla kirlenen su kaynakları nedeniyle sağlık sorunları yaşayan bölge sakinlerinin ortak sesi haline geldi.
Gelişmenin arka planı
Border Belt Independent ve Inside Climate News'in ortak araştırmasına göre, söz konusu çöp depolama alanı 1990'lardan bu yana faaliyet gösteriyor ve zamanla sızıntı yaparak çevredeki akiferleri kirletti. Yapılan su testlerinde, kanserojen maddeler arasında yer alan trikloroetilen (TCE) ve diğer uçucu organik bileşikler tespit edildi. Bölge sakinleri, musluk sularının kimyasal koktuğunu ve ciltte tahrişe neden olduğunu belirtiyor.
Davacılar, Kuzey Carolina Çevre Kalitesi Departmanı'nı (DEQ) yıllardır şikayetlere rağmen etkili bir denetim yapmamakla suçluyor. DEQ ise 2019'da depolama alanının sahibi olan şirkete iyileştirme çalışmaları için talimat verdiğini, ancak sürecin yavaş ilerlediğini kabul ediyor. Dava, hem federal Temiz Su Yasası hem de eyalet yasaları kapsamında açılmış durumda.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, ABD genelinde benzer çevre adaleti mücadelelerinin bir örneği. Düşük gelirli ve azınlık nüfusun yoğun olduğu bölgelerde çöp depolama tesislerinin ve kirletici endüstrilerin orantısız şekilde yer alması, 'çevresel ırkçılık' olarak adlandırılıyor. Kuzey Carolina, bu tür davaların sıkça görüldüğü eyaletlerden biri. Geçmişte, PCB atıklarının yol kenarına dökülmesiyle ünlü 'Warren County PCB protestosu' da bu eyalette gerçekleşmişti.
Küresel ölçekte, çöp depolama alanlarından kaynaklanan su kirliliği gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelerde önemli bir sorun. Dünya Sağlık Örgütü, her yıl 1.8 milyon insanın kirli su nedeniyle öldüğünü tahmin ediyor. Bu dava, toplulukların suya erişim hakkı için hukuki mücadele vermesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de özellikle sanayi bölgeleri yakınındaki çöp depolama alanları ve vahşi depolama sahaları benzer kirlilik sorunlarına yol açıyor. Bu dava, Türkiye'deki çevre aktivistleri ve yerel yönetimler için su kirliliğine karşı hukuki mücadelelerde referans oluşturabilir. Ayrıca, ABD'deki çevre adaleti kavramı, Türkiye'deki kentsel dönüşüm ve sanayi bölgesi planlamalarında dikkate alınması gereken bir model sunuyor. Ekonomik olarak, kirlilik nedeniyle tarım ve turizm gelirlerinin azalması riski, Türk yetkililerin benzer durumlara karşı daha proaktif önlemler almasını gerektiriyor.