ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve Orta Doğu elçisi Jared Kushner, Pazar günü Mısır'da Hamas'ın yeni lideriyle bir araya geldi. Görüşmeye yakın kaynaklar AFP'ye yaptığı açıklamada, bu buluşmanın İsrail tarafından reddedilen Gazze barış planını yeniden canlandırma amacı taşıdığını belirtti. Hamas'ın plana iki hafta önce onay vermesinin ardından gerçekleşen bu görüşme, bölgedeki diplomasi trafiğinde yeni bir sayfa açıyor.
Görüşmenin arka planı ve tarafların tutumu
Kushner, Mısır istihbarat yetkililerinin de hazır bulunduğu toplantıda, Hamas'ın siyasi büro şefi olarak yeni seçilen liderle Gazze'de kalıcı bir ateşkes ve yeniden imar sürecini masaya yatırdı. Kaynaklar, toplantının Kahire'de gerçekleştiğini ve yaklaşık üç saat sürdüğünü aktardı. Görüşmede, esir takası, sınır kapılarının açılması ve insani yardım koridorlarının genişletilmesi gibi somut adımların ele alındığı ifade edildi.
Trump yönetimi, haziran ayında açıkladığı ve 50 milyar dolarlık bir yatırım paketi içeren planı, bölgede ekonomik kalkınmayı teşvik etmek için tasarlamıştı. Ancak İsrail, planın Hamas'ı dolaylı olarak meşrulaştıracağı gerekçesiyle reddetmişti. Netanyahu hükümeti, Hamas'ın askeri kanadının tamamen silahsızlandırılması ve Gazze'nin yönetiminden uzaklaştırılması konusundaki ısrarını sürdürüyor. Hamas ise siyasi bir çözümden yana olduğunu ancak işgal altındaki topraklarda meşru bir temsilci olarak kabul edilmesi gerektiğini savunuyor.
Uzmanlar, Kushner'ın bu girişiminin, Trump'ın seçim öncesi dış politika başarısı arayışı olarak değerlendiriyor. Özellikle İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn arasında imzalanan normalleşme anlaşmalarına yeni bir halka eklenmek istenmesi, bu görüşmenin arka planındaki stratejik hedefler arasında sayılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Mısır'ın ev sahipliğindeki bu görüşme, Kahire'nin bölgede arabuluculuk rolünü pekiştirme çabalarının bir parçası olarak öne çıkıyor. Mısır, 2014'ten bu yana Gazze'deki ateşkeslerin sağlanmasında kilit rol oynamış, ancak son yıllarda bu etkinliği azalmıştı. Öte yandan Katar ve Türkiye'nin de Hamas ile güçlü bağları bulunuyor; bu da bölgesel rekabeti ve iş birliği dinamiklerini etkiliyor.
Görüşmenin zamanlaması, İsrail'deki koalisyon hükümetinin iç siyasi krizlerle boğuştuğu bir döneme denk geliyor. Netanyahu'nun yargı reformu tartışmaları ve güvenlik politikalarına yönelik protestolar, hükümetin manevra alanını daraltmış durumda. Bu durum, Gazze'de kalıcı bir çözümün müzakere masasında ele alınmasını zorlaştırırken, Kushner'ın planının cazibesi ise ekonomik vaatlerinde. Ancak Hamas'ın plana onay vermesi, taraflar arasında doğrudan bir diyalog kapısı aralasa da neticede İsrail'in güvenlik endişeleri ve Hamas'ın siyasi geleceği konusundaki belirsizlikler, planın uygulanabilirliğini gölgeliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'de kalıcı bir barışın sağlanmasını ve Filistinlilerin insani koşullarının iyileştirilmesini uzun süredir destekliyor; bu nedenle Kushner'ın Hamas ile görüşmesi Ankara tarafından yakından takip ediliyor. Türkiye'nin Hamas ile kurduğu diplomatik ilişkiler ve Filistin davasına verdiği açık destek, bölgede söz sahibi olma iddiasını güçlendiriyor. Bu gelişme, Türkiye'nin arabuluculuk girişimlerinin önünü açabileceği gibi, Mısır'ın arabuluculuk rolünü artırması durumunda Doğu Akdeniz'deki denklemleri de etkileyebilir. Ayrıca, Gazze'nin yeniden imarı konusunda Türk müteahhitlik firmalarının ve insani yardım kuruluşlarının aktif rol alması, hem ekonomik hem de siyasi açıdan Ankara'ya fırsat sunabilir.