ABD eski Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı bir lüks tatil köyü projesi, Arnavutluk’un güney kıyısındaki Zvërnec adasında inşa edilmek isteniyor. Proje, çevresel tahribat ve usulsüzlük iddiaları nedeniyle ülkede son yılların en büyük protestolarına sahne oldu. Binlerce kişi, Karadağ sınırından Yunanistan sınırına kadar uzanan gösterilerde, Adriyatik kıyılarının imara açılmasına karşı çıktı. Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ise projeyi savunarak, yatırımın ülkeye istihdam ve turizm geliri getireceğini söyledi.
Proje detayları ve çevresel kaygılar
Kushner’ın yatırım şirketi Atlantic Development tarafından yürütülen proje, Zvërnec adasında 200 dönümlük bir alan üzerinde beş yıldızlı bir otel, lüks villalar ve bir marina inşasını öngörüyor. Ada, flamingo göç yolları üzerinde yer alması ve endemik bitki türlerine ev sahipliği yapmasıyla koruma altındaki alanlar arasında bulunuyor. Çevre aktivistleri, projenin bölgenin ekolojik dengesini bozacağını ve turizmin kontrolsüz büyümesine yol açacağını belirtiyor.
Projenin finansmanı konusunda şeffaflık olmaması da tepki çekiyor. Kushner’ın Arnavutluk hükümetiyle doğrudan müzakere ederek imtiyazlı anlaşmalar yaptığı iddia ediliyor. Muhalefetteki Demokrat Parti, Rama hükümetini yandaşlarına rant kapısı açmakla suçluyor. Arnavutluk Yüksek Denetleme Kurumu, projeye verilen imar izinlerini incelemeye aldı.
Bölgesel yansımalar ve uluslararası boyut
Proje, Arnavutluk’un AB üyelik sürecinde de tartışma yarattı. AB Komisyonu, çevresel etki değerlendirmesi yapılmadan imar izni verilmesini eleştirdi. Benzer şekilde, ABD Dışişleri Bakanlığı, Kushner’ın Trump yönetimindeki Orta Doğu özel temsilciliği rolü nedeniyle projenin çıkar çatışması doğurduğuna dair endişeleri dikkate aldığını duyurdu. Öte yandan, Sırbistan ve Kosova’daki Sırp nüfusu arasında da projeye karşı çıkanlar var, zira Sırp Ortodoks Kilisesi’ne ait tarihi arazilerin benzer şekilde imara açılmasından korkuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Batı Balkanlar’daki ekonomik ve diplomatik çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyor. Ankara, Arnavutluk’ta enerji, altyapı ve turizm alanlarında önemli yatırımlara sahip. Kushner bağlantılı projenin yarattığı siyasi istikrarsızlık, Türk yatırımcılar için risk algısını artırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin AB ile gümrük birliği müzakerelerinde, çevre standartlarının zorlanması benzer tartışmaları körükleyebilir. Bölgesel düzeyde, Balkanlar’da Çin ve ABD arasındaki nüfuz mücadelesinde, Kushner projesi ABD’nin yumuşak güç hamlelerinden biri olarak değerlendirilebilir. Türkiye’nin bu rekabeki dengeleyici rolü, Arnavutluk’taki gelişmeleri yakından takip etmesini gerektiriyor.