Meksika, son 18 aydır Yeni Dünya kurtçuk (New World screwworm) salgınıyla mücadele ediyor. Bu parazit, sıcakkanlı hayvanların yaralarına yumurta bırakarak larvalarının dokuları tüketmesine neden oluyor. Özellikle sığır, koyun ve evcil hayvanlarda ölümcül enfeksiyonlara yol açan salgın, ABD’nin güney sınırına kadar dayandı. ABD Tarım Bakanlığı, kurtçuk vakalarının ülkede yeniden görülmesiyle alarm durumuna geçti. Peki ABD, komşusu Meksika’nın bu salgınla başa çıkma stratejilerinden ne öğrenebilir?
Meksika’nın Mücadele Stratejisi
Meksika, salgını kontrol altına almak için entegre bir yaklaşım benimsedi. İlk olarak, 2023’ün başlarında başlayan vakaların ardından hızlı bir şekilde kısıtlama bölgeleri oluşturuldu. Hayvan hareketleri sıkı denetime alındı ve enfekte bölgelerde karantina uygulandı. Ayrıca, steril böcek salımı (SIT) tekniği yoğun şekilde kullanıldı. Bu yöntem, radyasyonla kısırlaştırılmış erkek kurtçukların doğaya salınarak vahşi popülasyonun üremesini engellemesini amaçlıyor. Meksika, bu tekniği kullanarak kurtçuk popülasyonunda belirgin bir düşüş kaydetti. Bunun yanı sıra, hayvan sahipleri yaraları düzenli olarak kontrol etmeye ve koruyucu ilaçlar kullanmaya teşvik edildi. Ulusal Gıda Sağlığı ve Kalitesi Servisi (SENASICA), vakaların izlenmesi ve raporlanması için bir erken uyarı sistemi kurdu. Bu sistem, çiftliklerden gelen verileri merkezi bir veritabanında toplayarak anormal durumları tespit ediyor. Meksika, ayrıca ABD’den teknik destek ve ekipman temin ederek sınır ötesi iş birliğini de geliştirdi.
Küresel Boyut ve Ekonomik Etkiler
Yeni Dünya kurtçuk salgını, yalnızca Kuzey Amerika’yı değil, Orta ve Güney Amerika’yı da tehdit ediyor. Parazit, özellikle sığır eti ve süt üretimi üzerinde ciddi ekonomik kayıplara neden olabiliyor. Meksika’da 2024 yılı içinde hayvancılık sektörünün 500 milyon dolara yakın zarar ettiği tahmin ediliyor. Vakaların kontrol altına alınamaması durumunda, bu kayıpların katlanarak artması bekleniyor. ABD için risk daha da büyük: Ülkede sığır eti endüstrisi yıllık 100 milyar doların üzerinde bir değere sahip. Florida ve Teksas gibi güney eyaletleri en yüksek risk altında. Meksika’nın deneyimi, erken müdahale ve sürekli izlemenin önemini gösteriyor. Ayrıca, kısırlaştırma programlarının yaygınlaştırılması ve çiftçi eğitiminin artırılması gerekiyor. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE), salgının yayılmasını önlemek için ülkeler arası koordinasyonu teşvik ediyor. Ancak sınırlı kaynaklar ve farklı öncelikler, etkili bir küresel yanıtı zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Amerika kıtasıyla doğrudan hayvan ticareti yapmasa da, küresel hareketlilik nedeniyle bu salgından dolaylı olarak etkilenebilir. Özellikle canlı hayvan ve et ürünleri ithalatı yapılan ülkelerdeki karantina önlemleri, tedarik zincirini aksatabilir. Ayrıca, Türkiye’nin ihracat pazarlarında benzer bir salgın riskine karşı biyogüvenlik önlemlerini güçlendirmesi önem taşıyor. Meksika’nın uyguladığı steril böcek salımı ve erken uyarı sistemi gibi yöntemler, Türkiye’nin hayvancılık sektöründe olası bir salgına karşı hazırlıklı olması için referans oluşturabilir. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu tür yenilikçi yaklaşımları incelemesi ve ulusal biyogüvenlik stratejisine entegre etmesi faydalı olacaktır.