Denizlerin akciğerleri olarak kabul edilen mercan resifleri, yeni yayınlanan bir rapora göre benzeri görülmemiş bir tehditle karşı karşıya. Küresel Mercan Resifi İzleme Ağı (GCRMN) tarafından hazırlanan kapsamlı raporda, dünya genelindeki mercan resiflerinin üçte birinin doğrudan yok olma riski altında olduğu, iklim değişikliğinin etkisiyle bu oranın 2050 yılına kadar neredeyse yüzde 100'e ulaşabileceği uyarısı yapıldı. Okyanus yüzeyinin yalnızca yüzde 1'ini kaplayan bu ekosistemler, denizlerdeki yaşamın dörtte birine ev sahipliği yapıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Rapor, 1978'den bu yana 70'ten fazla ülkeden alınan verileri bir araya getiriyor. Bilim insanları, mercan resiflerinin yalnızca okyanus ekosistemleri için değil, aynı zamanda kıyı topluluklarının ekonomisi için de yaşamsal olduğuna dikkat çekiyor. Dünya genelinde yaklaşık 500 milyon insan mercan resiflerinden doğrudan veya dolaylı olarak besleniyor; bu resifler balıkçılık, turizm ve kıyı koruması gibi alanlarda yıllık yaklaşık 375 milyar dolar ekonomik değer sağlıyor.
Yeni rapor, mercan kaybının hızının son yıllarda arttığını gösteriyor. 2009 ile 2018 yılları arasında dünya mercanlarının yaklaşık yüzde 14'ünün yok olduğu tahmin ediliyor. 1998'deki büyük ağarma (bleaching) olayından bu yana, El Nino iklim döngüsüyle bağlantılı sıcaklık artışları mercan kolonilerini kitlesel olarak beyazlatıp öldürdü. Son on yılda üç büyük kitle ağarma dalgası yaşandı; bunlardan ikisi 2016 ve 2017'de Büyük Set Resifi'ni vurdu ve resifin yarısından fazlası zarar gördü.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Mercan resiflerinin yok oluşu yalnızca deniz canlılarını değil, küresel iklimin dengesini de etkiliyor. Resifler, karbon emilimi ve kıyı erozyonunun önlenmesi gibi kritik iklim düzenleme görevleri üstleniyor. Uzmanlar, okyanus sıcaklıklarındaki 1,5 santigrat derecelik (Celsius) artışın bile mercanların çoğunun yaşam alanını ortadan kaldırabileceğini ve deniz ekosistemlerinin büyük ölçüde çökebileceğini belirtiyor.
Raporda bölgesel dengesizliklere de vurgu yapılıyor. Endonezya, Filipinler ve Büyük Set Resifi'nin bulunduğu Avustralya gibi ülkeler en yüksek riskle karşı karşıya. Özellikle Hint Okyanusu ve Pasifik bölgesindeki resifler, iklim değişikliğinin etkisine en açık bölgeler olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte, bazı bölgelerde resiflerin korunması için gösterilen çabaların sonuç verdiğini gösteren umut verici örnekler de mevcut; Fiji, Hindistan ve Amerika Birleşik Devletleri'nin bazı bölgelerinde mercan resiflerinin kısmi iyileşme gösterdiği kaydediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmenin doğrudan Türkiye kıyılarını etkisi görünse de, küresel ölçekte yaşanan mercan kaybı, Türkiye'nin deniz ekosistemleri üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Akdeniz'de ısınan sular, bazı mercan türlerinin yanı sıra balık göç yollarını ve deniz biyolojik çeşitliliğini etkiliyor. Türkiye, uluslararası iklim politikaları çerçevesinde deniz ekosistemlerinin korunması için adımlar atsa da, bu rapor, Türkiye'nin kıyı yönetimi ve deniz koruma alanlarını genişletme gerekliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Ayrıca, turizm ve balıkçılık açısından deniz ekosistemlerinin sağlığı, Türkiye ekonomisi için kritik önem taşıyor.