Dünya genelinde kömürle çalışan elektrik santrallerinin sayısı artmasına rağmen, bu santrallerden elde edilen toplam elektrik üretimi geçen yıl beklenmedik bir şekilde düştü. Yeni bir analize göre, 2023 yılında on yılın en büyük kömür santrali inşaatı gerçekleşti; ancak mevcut santrallerin daha düşük kapasiteyle çalışması nedeniyle küresel kömür kaynaklı elektrik üretiminde azalma yaşandı. Bu paradoks, enerji dönüşümü ve iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir tartışma konusu haline geliyor.
Gelişmenin Arka Planı: Kömürde Rekor İnşaat, Düşen Üretim
Küresel Enerji İzleme kuruluşunun verilerine göre, 2023 yılında dünya çapında toplam 69,5 gigavat kapasiteli yeni kömür santrali devreye alındı. Bu, 2015'ten bu yana en yüksek yıllık artış olarak kayıtlara geçti. Yeni santrallerin büyük çoğunluğu Çin'de inşa edilirken, onu Hindistan ve diğer Asya ülkeleri izledi. Ancak aynı yıl, küresel kömürle elektrik üretimi bir önceki yıla göre %2 oranında düştü. Bunun başlıca nedeni, mevcut santrallerin daha düşük kapasite faktörüyle çalışması; yani santrallerin tam kapasite kullanılmamasıydı. Özellikle Avrupa ve ABD'de kömür santrallerinin kapatılması veya daha az çalıştırılması bu düşüşte etkili oldu. Bununla birlikte, Çin ve Hindistan gibi ülkelerde artan talep, yeni santral inşaatlarını tetikledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İklim Hedefleri Gerçekçi mi?
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel kömür talebinin 2023'te zirve yapacağını öngörmüştü, ancak yeni santral inşaatları bu tahminin sorgulanmasına neden oldu. Çin, 2023'te 47 gigavat yeni kömür kapasitesi ekleyerek dünya toplamının üçte ikisinden fazlasını oluşturdu. Hindistan ise 9,5 gigavatla ikinci sırada yer aldı. Bu durum, Paris İklim Anlaşması hedefleriyle çelişiyor. Zira kömür, fosil yakıtlar arasında en yüksek karbon emisyonuna sahip kaynak. Öte yandan, güneş ve rüzgar enerjisindeki hızlı büyüme, kömürün elektrik üretimindeki payını azaltıyor. 2023'te yenilenebilir enerji kaynakları, küresel elektrik üretiminde ilk kez %30'un üzerine çıktı. Ancak yine de artan enerji talebi, özellikle gelişmekte olan ülkelerde kömür kullanımını sürdürülebilir kılıyor. Analistler, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlama hedefinin ulaşılamaz olduğu uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatında dışa bağımlı bir ülke olarak kömür fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. Küresel kömür üretimindeki düşüş, Türkiye'nin yerli kömür kaynaklarını daha verimli kullanma veya yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırma ihtiyacını ortaya koyuyor. Türkiye'nin 2023'te kömürden elektrik üretimi bir önceki yıla göre %5 arttı ve toplam üretimdeki payı %35'e ulaştı. Ancak AB'nin Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi iklim politikaları, Türk ihracatçıları için ek maliyetler doğurabilir. Bu nedenle Türkiye'nin enerji dönüşümünü hızlandırması ve kömür bağımlılığını azaltması, hem ekonomik hem de diplomatik açıdan kritik önem taşıyor.