Küresel hisse senedi fonları, 5 Şubat 2025 haftasında 11,8 milyar dolar net girişle art arda üçüncü haftada da yatırımcı ilgisini çekti. Bu eğilim, piyasalardaki son dönemdeki düzeltme hareketlerinin yatırımcılar tarafından bir alım fırsatı olarak değerlendirildiğini gösteriyor. Özellikle gelişmiş ülke borsalarındaki endekslerin gerilemesi, yatırımcıları yeniden hisse senedi fonlarına yönlendirdi. Veriler, risk iştahının yeniden canlandığına işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Ocak ayının ortalarından itibaren küresel borsalarda yaşanan satış dalgası, birçok endeksin yılbaşı seviyelerinin altına gerilemesine neden oldu. Bu durum, özellikle büyüme hisselerinde ve teknoloji şirketlerinde ağırlıklı olarak hissedildi. Ancak, bu düşüşten sonra gelen alımlar dikkat çekiyor. Yatırımcılar, hisse senetlerinin daha makul seviyelere geldiğini düşünerek fonlara para girişi sağladı. Para piyasası fonlarından çıkan fonların bir kısmının hisse fonlarına yöneldiği görülüyor. Haftalık net giriş, 11,8 milyar dolar olarak hesaplanırken, bu rakam bir önceki haftadaki 14,2 milyar dolarlık girişin altında kaldı. Ancak, yine de yüksek bir seviye olarak değerlendiriliyor. Aynı dönemde, tahvil fonlarına da 3,5 milyar dolar giriş olurken, yatırımcıların sabit getirili varlıklara da ilgi gösterdiği anlaşılıyor.
Analistler, bu girişlerin bir kısmının teknik faktörlerden kaynaklandığını, ancak temel olarak düşük değerlemelerin yatırımcıları cezbettiğini belirtiyor. Özellikle ABD hisse senedi fonları, bu hafta 8,2 milyar dolarla en fazla giriş alan bölge oldu. Avrupa hisse fonları ise 2,1 milyar dolar net giriş kaydetti. Bu veriler, küresel yatırımcıların özellikle gelişmiş piyasalara dönüş yaptığını gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Asya-Pasifik bölgesi ise bu hafta karışık bir tablo çizdi. Japonya hisse fonları 1,2 milyar dolar giriş alırken, Çin hisse fonları 1,5 milyar dolar çıkış yaşadı. Bu durum, Çin ekonomisindeki yavaşlama endişelerinin devam ettiğini ve yatırımcıların Çin varlıklarına temkinli yaklaştığını gösteriyor. Diğer Asya gelişmekte olan piyasa fonları ise sınırlı bir giriş kaydetti. Küresel olarak, jeopolitik risklerin ve merkez bankalarının faiz politikalarının belirsizliği, yatırımcıların dikkatini başka bir konuya çekmiş durumda. Ancak, hisse senedi fonlarına gelen girişler, piyasaların bir dip yaptığına dair iyimserliği artırabilir. Uzmanlar, düşüşleri alım fırsatı olarak gören bu akışın sürebileceğini, ancak bunun için ekonomik verilerin de destekleyici olması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel hisse fonlarına girişlerin devam etmesi, gelişmekte olan piyasalara da dolaylı yoldan olumlu yansıyabilir. Türkiye gibi ülkelerin hisse senedi piyasaları, küresel risk iştahından etkilenmektedir. Eğer bu girişler sürerse, Türkiye'ye yönelik portföy akımlarında da canlanma görülebilir. Ancak, Türkiye'nin kendi makroekonomik dengeleri ve jeopolitik konumu, yabancı yatırımcı kararlarında belirleyici olmaya devam ediyor. Dolayısıyla, küresel olumlu hava doğrudan bir rahatlama sağlamasa da, risk iştahının artması Türkiye varlıkları için kısa vadede destekleyici bir faktör olarak değerlendirilebilir.