Çin'in yuanı istikrarlı tutmaya yönelik aralıksız çabaları, açık deniz (offshore) para birimi türevleri piyasasında faaliyetleri felç etti. Bu durum, yabancı yatırımcıların işlem fırsatlarından mahrum kalmasına neden olurken, oynaklığın geri dönmesi halinde yatırımcıları ciddi risklere açık bırakıyor. Yıllık bazda hesaplanan yuan oynaklığı, on yılın en düşük seviyelerine gerileyerek piyasa katılımcılarının ilgisini kaybetmesine yol açtı. Uzmanlar, bu sakin görünümün altında yatan baskıların bir gün aniden serbest kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Düşük Oynaklık Piyasayı Kuruttu
Küresel döviz piyasalarında işlem gören offshore yuan (CNH) türev ürünleri, Çin merkez bankasının sıkı para politikası ve piyasa müdahalelerinin etkisiyle adeta durgunluğa gömüldü. Yatırımcıların kur dalgalanmalarından kar elde etme beklentisiyle yöneldiği opsiyon ve vadeli işlem piyasalarında hacimler keskin şekilde azaldı. Bankacılık kaynaklarına göre, offshore yuan opsiyonlarında ima edilen oynaklık oranları son on yılın en düşük seviyelerine inmiş durumda. Bu durum, spekülatif amaçlı işlem yapan hedge fonlarının ve uluslararası yatırım bankalarının bu piyasadan çekilmesine neden oldu.
Çin hükümeti, yuanın değerini korumak ve sermaye çıkışlarını kontrol altında tutmak amacıyla hem sabit kur sisteminde belirlediği referans kurlarda hem de doğrudan piyasa müdahalelerinde aktif bir rol oynuyor. Özellikle ABD ile yaşanan ticaret savaşları ve jeopolitik gerginlikler sırasında yuanın aşırı değer kaybetmesinin önüne geçmek isteyen Pekin yönetimi, likiditeyi daraltıcı önlemler aldı. Bu politikalar, kurun belirli bir bant içinde tutulmasını sağlarken, piyasanın doğal fiyat keşfi fonksiyonunu da sekteye uğratıyor.
Uzmanlar, bu sakinliğin sürdürülebilir olmadığını, ekonomik verilerdeki bozulma veya küresel risk iştahında ani bir değişim gibi tetikleyicilerle oynaklığın hızla geri dönebileceğini belirtiyor. Bu durumda, pozisyon almayı tercih etmeyen yatırımcılar, kur riskine karşı korunmasız kalacak. Özellikle Çin'e ihracat yapan veya Çin'de yatırımı bulunan uluslararası şirketler, döviz risklerini hedge etme imkanı bulamadıkları için potansiyel zararlarla karşı karşıya kalabilir.
Küresel Piyasalara Etkileri
Yuanın istikrarı, küresel finansal istikrar açısından da önem taşıyor. Çin, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi ve en büyük ticaret ülkesi konumunda. Yuanın değerindeki ani ve sert hareketler, gelişmekte olan ülke para birimlerini, emtia fiyatlarını ve küresel tedarik zincirlerini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle Çin'in kur politikası, yalnızca yerel piyasaları değil, tüm dünya ekonomisini yakından ilgilendiriyor.
Ancak mevcut durumda Çin'in istikrar odaklı politikası, bazı ekonomistlere göre kısa vadede kazanç sağlasa da uzun vadede piyasa sinyallerinin bozulmasına yol açıyor. Yatırımcılar, doğru fiyatlandırma yapılamadığı için kaynak dağıtımında yanlış kararlar alabiliyor. Bu durum, Çin ekonomisindeki verimsizliklerin devam etmesine ve küresel yatırımcı güveninin zedelenmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için iki yönlü bir anlam taşıyor. Birincisi, Çin ile artan ticaret hacmi göz önüne alındığında, Türk ihracatçıları yuan bazlı işlemlerde kur riskine karşı daha savunmasız hale gelebilir. Opsiyon piyasalarının derinliğinin azalması, bu riskten korunma maliyetlerini artırabilir. İkincisi, Çin'in düşük oynaklık politikası, küresel risk iştahını suni olarak canlı tutabilir; ancak oynaklık aniden yükseldiğinde, tıpkı 2018'deki gibi gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde sert bir etki yaratabilir. Türkiye'nin, böyle bir senaryoya karşı döviz rezervlerini güçlendirmesi ve alternatif hedge mekanizmaları geliştirmesi büyük önem taşıyor.