Vietnam, küresel yarı iletken yarışında önemli bir oyuncu olma yolunda hızlı adımlar atıyor. Başkent Hanoi, yerli çip üretim kapasitesini artırmak için milyarlarca dolarlık yatırım paketleri açıklarken, bu hamlelerin ülkeyi tedarik zincirinin kritik bir halkası haline getirip getiremeyeceği merak konusu. Güneydoğu Asya ülkesi, hem jeopolitik konumu hem de maliyet avantajlarıyla Çin ve Tayvan’ın alternatifi olarak öne çıkarken, Washington ile Pekin arasındaki teknoloji savaşında kazançlı çıkmayı umuyor.
Yarı İletkende Büyük Adım: Neler Oluyor?
Vietnam Hükümeti, 2024 yılı itibarıyla yarı iletken sektörüne yönelik ciddi teşvik politikalarını hayata geçirdi. Özellikle Ho Chi Minh ve Hanoi çevresinde kurulan yeni teknoloji bölgelerinde, çip üretim tesisleri için vergi muafiyetleri ve uygun kredi imkanları sunuluyor. Intel, Samsung ve Amkor gibi küresel devler, Vietnam’da büyük montaj ve test tesisleri işletiyor; ancak Hanoi, bu tesislerin sadece montaj değil, aynı zamanda gerçek anlamda yonga tasarımı ve ileri üretim yapmasını hedefliyor.
Vietnam’ın 2030 yılına kadar çip endüstrisinde yıllık 100 milyar dolar gelire ulaşma planı, oldukça iddialı görünüyor. Şu an sektörün büyük bölümü düşük katma değerli paketleme ve montaj faaliyetlerinden oluşuyor. İleri üretim teknolojisine geçiş için gereken yüksek sermaye, nitelikli işgücü eksikliği ve lojistik altyapıdaki darboğazlar, Hanoi’nin en önemli sorunları arasında. Ülkede yılda sadece 500 ila 600 yarı iletken mühendisinin mezun olması, talebi karşılamaktan uzak.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Çin-Tayvan Rekabeti
Vietnam’ın bu atağı, ABD ile Çin arasındaki çip savaşının derinleştiği bir dönemde gerçekleşiyor. Washington’un Çin’e yönelik ihracat kısıtlamaları ve teknoloji ambargosu, birçok firmayı alternatif üretim üsleri aramaya itti. Tayvan’ın çip üretimindeki tekel konumu (TSMC dünyanın en gelişmiş çiplerinin yüzde 90’ından fazlasını üretiyor) tedarik zinciri riskini artırıyor. Vietnam, bu noktada hem coğrafi yakınlığı hem de siyasi istikrarıyla öne çıkıyor.
Ancak Vietnam’ın en büyük rakibi Malezya ve Hindistan. Malezya, yarı iletken paketlemede küresel pazarın yüzde 13’üne hakimken, Hindistan da büyük teşviklerle yatırım çekmeye çalışıyor. Vietnam’ın Meksika ile birlikte ABD’nin “arkadaş ülkeler” stratejisinde öncelikli yer alması, Washington’un Çin’den bağımsız tedarik zincirleri kurma çabalarının bir parçası. Buna karşın, Hanoi’nin Çin ile sıkı ticari bağları (Çin, Vietnam’ın en büyük ticaret ortağı) bu stratejiyi karmaşıklaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Vietnam’ın çip stratejisi, Türkiye için doğrudan bir etkiden ziyade dolaylı önem taşıyor. Küresel tedarik zincirlerinin çeşitlenmesi, Türkiye’nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülkeler için yeni fırsatlar yaratabilir. Türkiye, kendi savunma ve otomotiv sanayisinde çip tedarikine bağımlı olduğu için, Asya’da alternatif üretim merkezlerinin çoğalması arz güvenliğini olumlu etkileyebilir. Öte yandan, Vietnam’ın başarısı, Türkiye gibi ülkelere teknolojik atılımda doğru teşvik politikalarının önemini gösteriyor. İki ülke arasında doğrudan bir rekabet olmasa da, Türkiye’nin savunma sanayisinde yerli çip üretimine yönelik adımları için Vietnam modeli ilham verici olabilir.