Küba'nın başkenti Havana'da yaşayan 85 yaşındaki eski devlet bürokratı Sagrado Armando Garcia, evinde fenalaştığında oğlu onu hastaneye götüremedi. Sebep basit: Aile arabası için yakıt yoktu. Garcia'nın oğlu, babasının baş dönmesi ve tansiyon düşüklüğü nedeniyle sık sık bu tür acil durumlarla karşılaştığını ancak yakıt kıtlığı yüzünden çoğu zaman çaresiz kaldıklarını anlattı. Bu hikaye, ABD'nin 1962'den bu yana uyguladığı ekonomik ambargonun Küba halkı üzerinde yarattığı insani felaketin sadece bir örneği. Küba'da devrim kuşağının yaşlı üyeleri, hayatlarının son dönemlerinde tarihin en büyük ablukasıyla boğuşuyor.
Ambargonun bedeli: Tıp, yakıt ve gıda krizi
ABD ambargosu, Küba'ya gıda, ilaç ve tıbbi malzeme akışını neredeyse tamamen kesmiş durumda. Ada ülkesi, ihtiyacı olan ilaçları yüksek fiyatlarla üçüncü ülkelerden tedarik etmek zorunda kalıyor. Örneğin, kanser tedavisinde kullanılan temel ilaçların fiyatı uluslararası piyasalardan yüzde 300 daha fazla. Yakıt krizi ise ulaşımı felç etmiş durumda. Garcia gibi birçok Kübalı yaşlı, toplu taşıma araçlarının olmadığı kırsal bölgelerde mahsur kalıyor. Ekonomik abluka, özellikle pandemi döneminde Küba'nın sağlık sistemini de vurdu. Ada, aşı geliştirme konusunda başarılı olsa da, aşı malzemeleri ve soğuk zincir lojistiği için gerekli ekipmanları bulmakta zorlanıyor.
Küba'nın krizle mücadelesi ve dış destek arayışı
Küba hükümeti, ambargoya rağmen vatandaşlarına temel hizmetleri sunmaya çalışıyor. Ancak 2023'te enflasyon yüzde 30'u aşarken, maaşlar alım gücünü koruyamıyor. Birçok Kübalı, aile bireylerinin yurtdışından gönderdiği dövizlerle geçiniyor. Çin ve Rusya, Küba'ya mali destek sağlarken, Venezuela'dan gelen petrol sevkiyatları da azalmış durumda. Türkiye ise son yıllarda Küba ile ticareti artırmak istese de, ABD yaptırımları nedeniyle bankacılık işlemleri sıkıntılı. Kübalı yetkililer, ambargonun kaldırılması için uluslararası kamuoyundan destek bekliyor. BM Genel Kurulu'nda her yıl ambargoya karşı oylama yapılsa da, ABD'nin vetosu nedeniyle bir ilerleme sağlanamıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küba'daki insani kriz, Türkiye'nin de benzer yaptırımlarla karşılaşabileceğini hatırlatıyor. ABD'nin Küba'ya uyguladığı ambargo, Türk dış politikası için bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, özellikle savunma sanayii ve enerji alanında ABD yaptırımlarına maruz kalma riskini göz önünde bulundurmalı. Ayrıca, Küba'da faaliyet gösteren Türk şirketleri, ABD'nin ikincil yaptırımları nedeniyle zorluk çekiyor. Bu durum, Türkiye'nin alternatif ödeme sistemleri ve ticaret yolları geliştirme ihtiyacını ortaya koyuyor. Küba krizi, uluslararası hukukta ekonomik ambargoların meşruiyetini sorgulamak için de bir fırsat sunuyor.