Küba'da dört kuşaktan oluşan bir aile, ABD'nin uyguladığı petrol ambargosunun derinleştirdiği insani krizle mücadele ederken, aylık 60 dolarlık gelirle geçinmeye çalışıyor. Adanın uzun süredir devam eden toplumsal dayanışma geleneği, bu ailenin ve milyonlarca Kübalının yoksullukla baş etmesinde kritik bir rol oynuyor. Havana'nın merkezindeki bir apartman dairesinde yaşayan aile, akaryakıt, gıda ve temel ihtiyaç maddelerindeki kıtlıkla boğuşuyor.
Ambargonun Gölgesinde Günlük Yaşam
ABD'nin 1962'den bu yana sürdürdüğü ekonomik ambargo, özellikle 2019'da başlayan ve Trump döneminde sertleşen petrol yaptırımlarıyla Küba ekonomisini çökme noktasına getirdi. Ocak 2021'de yönetime gelen Biden yönetimi ise bu politikayı büyük ölçüde devam ettirdi. Küba'nın ana petrol tedarikçileri olan Venezuela, Rusya ve Meksika'dan gelen sevkiyatlar, ABD yaptırımları nedeniyle ciddi şekilde azaldı. Sonuç olarak, adada elektrik kesintileri, akaryakıt kuyrukları ve temel malzemelerin karaborsada astronomik fiyatlara satılması olağan hale geldi.
Dört kuşaklık ailenin en yaşlı üyesi 82 yaşındaki Maria, "Eskiden en azından ekmek ve süt bulabiliyorduk. Şimdi her şey ya yok ya da alamayacağımız kadar pahalı" diyor. Ailenin reisi olan 45 yaşındaki Juan, devletten aldığı maaşın yanı sıra komşularına tamirat yaparak ek gelir elde ediyor. Ancak kazancının büyük kısmı, karaborsada satılan pirinç, fasulye ve yağ gibi temel gıdalara gidiyor.
Toplumsal Dayanışma: Ayakta Kalma Stratejisi
Küba'da komünizm sonrası dönemde bile varlığını sürdüren "sociolismo" (arkadaşlık sistemi) olarak bilinen gayriresmi dayanışma ağları, bu zor zamanlarda hayati önem taşıyor. Aileler, ihtiyaç fazlası gıdayı, ilacı ya da akaryakıtı birbirleriyle paylaşıyor. Maria'nın torunu 28 yaşındaki Luisa, "Bir komşumuzun elinde fazladan bir litre süt varsa, bize veriyor. Biz de ona ekmek yapıp götürüyoruz" şeklinde konuşuyor. Bu dayanışma, devlet dağıtım sisteminin yetersiz kaldığı noktalarda temel bir güvence sağlıyor.
Küba hükümeti, ambargonun yol açtığı krizi hafifletmek için özel sektöre bazı açılımlar yapmış olsa da, ücretler ve sosyal yardımlar enflasyon karşısında eriyor. Resmi döviz kuruyla 60 dolar, Küba pesosu olarak yaklaşık 1.500 pesoya denk geliyor. Ancak karaborsada doların değeri çok daha yüksek; bu da halkın alım gücünü daha da düşürüyor.
Uluslararası Boyut ve Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu durum, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarının sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, ambargonun kaldırılması için her yıl oybirliğine yakın bir destekle karar almasına rağmen, ABD bu kararları uygulamıyor. Küba'daki kriz, sadece ada için değil, bölgesel istikrar açısından da risk oluşturuyor. Göç dalgaları, sağlık sisteminin çökmesi ve toplumsal huzursuzluk, komşu Karayip ülkelerini de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye ile Küba arasındaki diplomatik ilişkiler sınırlı olsa da, bu krizin Türkiye'ye doğrudan bir yansıması bulunmuyor. Ancak ABD yaptırımlarının Küba'da yarattığı insani dram, uluslararası hukuk ve insan hakları bağlamında Türkiye'nin de dahil olduğu BM sisteminde tartışılmaktadır. Türkiye, benzer şekilde yaptırımlara maruz kalan ülkelerle dayanışma içinde olabilir. Ayrıca, Küba'daki kriz, enerji arz güvenliği ve alternatif tedarik yolları konusunda Türkiye için de dersler barındırıyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve tedarik zincirindeki aksaklıklar, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeleri yakından ilgilendiriyor.