Küba, bir hafta içinde ikinci kez ülke genelinde elektrik kesintisiyle karşı karşıya kaldı. Yetkililere göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin uyguladığı fiili petrol ablukası nedeniyle adanın enerji şebekesi aşırı yüklenmiş durumda. Bu sabah erken saatlerde başlayan kesinti, Havana başta olmak üzere on milyonlarca nüfuslu adada günlük yaşamı felç etti. Hastaneler jeneratörlerle çalışırken, okullar ve iş yerleri kapatıldı. Küba hükümeti, durumu 'insani bir kriz' olarak nitelendiriyor.
Trump yönetiminin yakıt ablukası
Donald Trump'ın Ocak ayında göreve başlamasının ardından Küba'ya yönelik yaptırımların sıkılaştırılması, adanın enerji ithalatını neredeyse imkansız hale getirdi. Venezuela'nın yakıt yardımının da azalmasıyla Küba, elektrik üretiminde ciddi sıkıntı yaşıyor. Enerji Bakanı'nın açıklamasına göre, termik santrallerin bakımının yapılamaması ve yedek parça eksikliği arızaları artırıyor. Geçtiğimiz hafta yaşanan ilk karartma, on saat sürmüş ve ekonomik kayıpların milyonlarca dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu kez kesintinin ne kadar süreceği belirsizliğini koruyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Küba'nın enerji krizi, sadece ada halkını değil, bölgedeki dengeleri de etkiliyor. Meksika ve Kanada gibi ülkeler, Trump yönetiminin Küba'ya uyguladığı baskının uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirterek tepki gösterdi. Avrupa Birliği ise adaya insani yardım gönderme hazırlığında. Rusya ve Çin, Küba'ya enerji desteği sağlamak için adımlar atıyor. Uzmanlar, bu krizin ABD'nin Latin Amerika politikasında bir test haline geldiğini ve bölgede artan bir ABD karşıtlığına yol açabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Küba ile tarihsel olarak dostane ilişkilere sahip olmasa da, bu kriz küresel enerji güvenliği ve yaptırım rejimleri açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye'nin de zaman zaman enerji arz güvenliği riskleriyle karşı karşıya kaldığı göz önüne alındığında, tek bir ülkeye bağımlılığın tehlikeleri bir kez daha ortaya çıkıyor. Ayrıca, ABD yaptırımlarının üçüncü ülkeleri etkilemesi, Türkiye'nin ticaret ortaklarıyla ilişkilerinde dikkate alması gereken bir faktör olarak öne çıkıyor.