Küba, Cuma günü yılın yedinci büyük elektrik kesintisiyle sarsıldı. Dokuz milyondan fazla nüfusa sahip ada ülkesi, yaşlanan termik santrallerinin kötü durumu nedeniyle sürekli elektrik kesintileriyle boğuşuyor. Ancak Ocak ayından bu yana, Washington'ın fiili enerji ambargosu uygulamaya koymasıyla durum önemli ölçüde kötüleşti. Ülke genelinde elektrik şebekesi çöktü ve milyonlarca kişi temel hizmetlerden mahrum kaldı.
Kesintinin Arka Planı: Yaşlanan Altyapı ve Yaptırımlar
Küba'nın elektrik altyapısı onlarca yıldır ihmal edilmiş durumda. Ülkenin termik santralleri, Sovyetler Birliği döneminden kalma teknolojilerle çalışıyor ve düzenli bakım yapılamıyor. Bu santraller, artan talebi karşılamakta zorlanıyor ve sık sık arızalanıyor. Ocak 2025'te ABD'nin uygulamaya koyduğu fiili enerji ambargosu, yakıt ithalatını ve yedek parça teminini daha da zorlaştırdı. Küba hükümeti, bu yaptırımların elektrik üretimini ciddi şekilde kısıtladığını belirtiyor.
Elektrik kesintileri, günlük yaşamı felç ediyor. Hastanelerde ameliyatlar erteleniyor, su pompaları çalışmıyor ve gıda depolama sorunları baş gösteriyor. Halk, saatlerce karanlıkta kalıyor ve sıcak hava dalgalarında klima kullanılamıyor. Yetkililer, kesintilerin önümüzdeki günlerde de sürebileceğini açıkladı.
Uzmanlar, sorunun sadece altyapı yetersizliğinden kaynaklanmadığını, aynı zamanda ekonomik kriz ve döviz sıkıntısı nedeniyle yakıt ithalatının yapılamadığını vurguluyor. Küba, Venezuela'dan aldığı desteği de kaybetmiş durumda; Venezuela'nın kendi ekonomik sorunları nedeniyle Havana'ya sağladığı petrol sevkiyatı azaldı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Karayipler'de Enerji Krizi
Küba'daki enerji krizi, Karayipler bölgesinde istikrarsızlık riskini artırıyor. Ada ülkesi, uzun süredir ABD ambargosu altında ve ekonomik olarak zor günler geçiriyor. Elektrik kesintileri, halkın öfkesini artırarak sosyal huzursuzluklara yol açabilir. 2021'deki büyük protestolar, benzer bir enerji krizi sonrasında patlak vermişti.
Uluslararası toplum, Küba'ya insani yardım konusunda bölünmüş durumda. ABD, yaptırımları sürdürürken, Rusya ve Çin gibi ülkeler Küba'ya destek veriyor. Ancak bu destek, ülkenin acil enerji ihtiyacını karşılamaya yetmiyor. Bölgesel örgütler, elektrik kesintilerinin insani boyutuna dikkat çekiyor ve uluslararası yardım çağrısında bulunuyor.
Küba'nın enerji krizi, aynı zamanda iklim değişikliğiyle de bağlantılı. Artan sıcaklıklar, soğutma talebini artırarak şebekeye daha fazla yük bindiriyor. Ülke, yenilenebilir enerjiye geçiş yapmak istese de, finansal kısıtlamalar bu hedefi zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küba'daki elektrik krizi, doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, küresel enerji güvenliği ve yaptırım rejimleri açısından önemli dersler içeriyor. ABD'nin tek taraflı yaptırımları, bir ülkenin temel altyapısını çökertebilir ve insani krizlere yol açabilir. Türkiye, benzer yaptırım riskleriyle karşı karşıya olan bir ülke olarak, enerji arz güvenliğini çeşitlendirmeye ve yerli yenilenebilir kaynaklara yatırım yapmaya öncelik vermeli. Ayrıca, Türkiye'nin Latin Amerika ve Karayipler ile ticari ilişkileri sınırlı olsa da, bölgedeki istikrarsızlık küresel göç dalgalarını tetikleyebilir ve dolaylı olarak Türkiye'yi etkileyebilir.