Küba'nın üst düzey diplomatı Bruno Rodriguez, ABD ile yürütülen diplomatik görüşmelerde 'hiçbir ilerleme' kaydedilmediğini belirterek, Washington yönetiminin uyguladığı ekonomik yaptırımların Küba'da 'ölümlere neden olduğunu' söyledi. Rodriguez, Havana'da düzenlediği basın toplantısında, iki ülke arasındaki diyaloğun tıkandığını ve ABD'nin ambargo politikasının insani sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Küba Dışişleri Bakanı, özellikle gıda, ilaç ve tıbbi malzeme erişimindeki kısıtlamaların halk sağlığı üzerinde yıkıcı etkileri olduğunu ifade etti.
Görüşmelerin tıkanma noktası
Rodriguez, ABD ile son olarak Ocak ayında yapılan göç konulu görüşmelerde de somut bir ilerleme sağlanamadığını açıkladı. Küba Dışişleri Bakanı, 'ABD tarafı, müzakerelerde yapıcı bir tutum sergilemiyor. Mevcut yaptırımların kaldırılması yönünde herhangi bir adım atılmadığı gibi, yeni kısıtlamalar da ekleniyor' dedi. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler, 2014 yılında Obama döneminde başlayan normalleşme sürecinin ardından 2017'de Trump yönetiminin yeniden sertleşme politikasıyla bozulmuştu. Biden yönetimi, seçim vaatlerine rağmen Trump dönemi yaptırımlarını büyük ölçüde sürdürüyor.
Küba, ABD ambargosu nedeniyle yıllık ortalama 4-5 milyar dolar kayba uğradığını tahmin ediyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, her yıl oybirliğine yakın bir çoğunlukla ambargonun kaldırılması yönünde karar alsa da, bu kararlar bağlayıcı değil. Rodriguez, 'Ambargo, Küba halkına karşı bir soykırım eylemidir' diyerek uluslararası topluma daha somut adımlar çağrısında bulundu.
ABD-Küba ilişkilerinde bölgesel boyut
Küba'nın ABD ile ilişkilerindeki bu tıkanma, Latin Amerika genelinde de yankı buluyor. Bölgede sol eğilimli hükümetlerin güç kazanmasıyla birlikte, ABD'nin Küba politikasına yönelik eleştiriler artıyor. Meksika, Arjantin ve Brezilya gibi ülkeler, ambargonun kaldırılması yönünde net bir tutum sergiliyor. Öte yandan, Küba'nın Venezuela ve Nikaragua ile olan yakın ilişkileri, ABD'nin adaya yönelik baskılarını artırmasına neden oluyor.
Uzmanlar, 2024 ABD başkanlık seçimlerinin ardından ilişkilerde bir değişiklik olabileceğini ancak mevcut durumda herhangi bir iyileşme beklemenin gerçekçi olmadığını belirtiyor. Küba hükümeti, bu süreçte Çin ve Rusya ile ekonomik ve askeri iş birliğini derinleştirerek ABD baskısına karşı alternatif arayışlarını sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küba-ABD gerginliği, Türkiye’nin Latin Amerika açılımı politikası bağlamında önem taşıyor. Türkiye, Küba ile son yıllarda ticaret ve turizm alanında iş birliğini artırmış, Havana Büyükelçiliği’ni açmıştı. ABD yaptırımları, Türk şirketlerinin Küba pazarına girişini dolaylı olarak kısıtlıyor. Ayrıca, ABD’nin Küba’ya yönelik politikası, Türkiye’nin yakın ilişkiler yürüttüğü Venezuela gibi ülkeleri de etkiliyor. Ankara’nın, bölgedeki bu dengeleri gözeterek hem ABD ile hem de Küba ile ilişkilerinde stratejik bir denge kurması gerekiyor. Küba'nın uluslararası platformlarda Türkiye'ye yönelik destekleyici tutumu da dikkate alındığında, bu gelişmelerin yakından izlenmesi önem arz ediyor.