Alman savunma uzmanı Nico Lange, "Security Sunday: Europas Krieg der Zukunft" başlıklı etkinlikte yaptığı değerlendirmede, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik hemen her gece düzenlediği insansız hava aracı ve füze saldırılarının temel amacının sivil halkı yıpratmak olduğunu, ancak Moskova'nın askeri olarak kayda değer bir ilerleme sağlayamadığını vurguladı. Lange'e göre Kremlin'in asıl stratejisi artık farklı bir cepheye odaklanmış durumda: Avrupa'da siyasi yorgunluk yaratmak ve Batı'nın Ukrayna'ya desteğini zayıflatmak.
Hava Terörü ve Askeri Çıkmaz
Rusya'nın gece boyunca düzenlediği saldırılar, Ukrayna'nın sivil altyapısını hedef alarak halk üzerinde psikolojik baskı oluşturmayı amaçlıyor. Ancak Lange, bu taktiğin askeri açıdan etkisiz olduğunu belirtiyor: Rus kuvvetleri cephe hattında önemli bir kazanım elde edemiyor. Aksine, Ukrayna'nın direnci ve Batı'nın askeri yardımları sayesinde Rus ilerleyişi durdurulmuş durumda. Uzman, Moskova'nın bu noktada askeri zafer yerine siyasi sonuçlar elde etmeye çalıştığını ifade ediyor.
Lange'e göre Kremlin, uzun vadeli bir strateji izleyerek Avrupa kamuoyunda savaş yorgunluğu oluşturmayı ve hükümetleri Ukrayna'ya destek vermekten vazgeçirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda dezenformasyon kampanyaları, enerji krizi üzerinden baskı ve siyasi partiler aracılığıyla etki operasyonları yürütülüyor. Özellikle Almanya gibi ülkelerde savunma harcamalarının artırılması ve silah tedariki konusunda yaşanan tartışmalar, Rusya'nın bu stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Avrupa'nın Birliği ve Dayanıklılığı
Nico Lange, Avrupa'nın bu stratejiye karşı koyabilmesi için birlik içinde hareket etmesi ve Ukrayna'ya verdiği desteği sürdürmesi gerektiğini savunuyor. Aksi halde, Rusya'nın kıtada istikrarsızlık yaratma çabalarının başarıya ulaşabileceğini ve bunun sonuçlarının sadece Ukrayna için değil, tüm Avrupa güvenliği için yıkıcı olacağını belirtiyor. Lange, ayrıca Avrupa'nın kendi savunma kapasitesini güçlendirmesi ve ABD'ye olan bağımlılığını azaltması gerektiğini vurguluyor.
Uzmanın değerlendirmeleri, NATO'nun doğu kanadında güvenlik endişelerinin arttığı bir dönemde önem taşıyor. Avrupa ülkeleri, Rusya'nın hem askeri hem de hibrit tehditlerine karşı koymak için savunma bütçelerini artırma ve ortak projeler geliştirme yönünde adımlar atıyor. Ancak kamuoyundaki ekonomik sıkıntılar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, bu çabaları zorlaştırabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında denge politikası izleyerek hem Ukrayna'ya insansız hava aracı satışı yapmış hem de Rusya ile ekonomik ilişkilerini sürdürmüştür. Ancak Kremlin'in Avrupa'da siyasi yorgunluk yaratma stratejisi, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve enerji güvenliği açısından risk oluşturuyor. Avrupa'da zayıflayan bir irade, Karadeniz'de güvenlik dengesini bozabilir ve Türkiye'yi daha fazla savunma harcaması yapmaya zorlayabilir. Ayrıca, AB'nin Ukrayna konusundaki bölünmüşlüğü, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde de belirsizlik yaratabilir. Türkiye, hem NATO içindeki yükümlülüklerini yerine getirirken hem de Rusya ile diyaloğunu sürdürerek bu dengeyi korumaya çalışacaktır.